6331 sorgusu için yayınlar tarihe göre sıralanmış olarak gösteriliyor. Alaka düzeyine göre sırala Tüm yayınları göster
6331 sorgusu için yayınlar tarihe göre sıralanmış olarak gösteriliyor. Alaka düzeyine göre sırala Tüm yayınları göster

14 Ocak 2026 Çarşamba

2026 Yılı İdari Para Cezaları

6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu kapsamında işverenlere uygulanabilecek 2026 yılı İSG idari para cezaları, yeniden değerleme oranına göre güncellenmiştir. 2026 yılında uygulanacak yeniden değerleme oranı %25,49 olarak belirlenmiştir.

Önemli: Görseldeki tutar uzman ve hekim için ayrı ayrıdır. İkisi de görevlendirilmemişse iki ayrı ceza uygulanır ve aykırılık sürdükçe ceza her ay tekrarlanır. İdari para cezasının tutarı yalnızca ihlal edilen maddeye göre belirlenmez. İşyerinin çalışan sayısı, tehlike sınıfı ve ihlalin devam edip etmediği de uygulanacak toplam tutarı etkileyebilir.

2026 Yılı İSG İdari Para Cezaları

İş sağlığı ve güvenliği yükümlülüklerine aykırılıklar için uygulanacak cezalar, ağırlıklı olarak 6331 sayılı Kanun’un 26’ncı maddesinde düzenlenmiştir. Risk değerlendirmesi yapılmaması, iş sağlığı ve güvenliği hizmetlerinin sağlanmaması, çalışanlara eğitim verilmemesi ve sağlık gözetiminin yerine getirilmemesi cezaya neden olabilecek başlıca aykırılıklar arasındadır.

2026 İSG İdari Para Cezaları Excel Dosyasını İndir

Dosya, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı tarafından yayımlanan resmî tablodur.

İSG İdari Para Cezasına Neden Olabilecek Başlıca Eksiklikler

  • İş güvenliği uzmanı ve işyeri hekimi görevlendirilmemesi
  • Risk değerlendirmesi yapılmaması veya güncellenmemesi
  • Acil durum planlarının hazırlanmaması
  • Çalışanlara iş sağlığı ve güvenliği eğitimi verilmemesi
  • Çalışanların sağlık gözetiminin yaptırılmaması
  • İş kazası ve meslek hastalıklarının bildirilmemesi
  • Çalışan temsilcisinin görevlendirilmemesi
  • İSG kurulunun oluşturulmaması veya kurul kararlarının uygulanmaması
  • Denetim sırasında istenen bilgi ve belgelerin sunulmaması
  • İşin durdurulması kararına uyulmaması
Dikkat: Bazı cezalar her bir çalışan için, bazıları ise aykırılığın devam ettiği her ay için ayrı ayrı uygulanabilir. Bu nedenle toplam ceza tutarı, tabloda görülen temel tutarın üzerinde olabilir.

İdari Para Cezalarını Önlemek İçin

İşyerinde yalnızca belge bulunması yeterli değildir. Risk değerlendirmesi, acil durum planı, çalışan eğitimleri, sağlık gözetimi ve diğer İSG çalışmalarının işyerinin güncel koşullarına uygun şekilde hazırlanması ve uygulanması gerekir. Çalışan sayısı, tehlike sınıfı, kullanılan ekipmanlar ve çalışma yöntemleri değiştiğinde ilgili çalışmaların yeniden değerlendirilmesi önemlidir.

Sık Sorulan Sorular

2026 yılı yeniden değerleme oranı kaçtır?

2026 yılında uygulanacak idari para cezalarının hesaplanmasında esas alınan yeniden değerleme oranı %25,49’dur.

İSG cezaları bütün işyerlerinde aynı mıdır?

Hayır. Uygulanacak tutar; ihlalin türüne, çalışan sayısına, işyerinin tehlike sınıfına ve aykırılığın devam süresine göre değişebilir.

Ceza her ay yeniden uygulanabilir mi?

Kanunda “aykırılığın devam ettiği her ay” uygulanacağı belirtilen cezalar, eksiklik giderilmediği sürece tekrar uygulanabilir.

Resmî ceza tablosuna nereden ulaşılır?

Güncel tabloya Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığının İdari Para Cezaları sayfasından ulaşılabilir.

Bu içerik genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. Somut olayda uygulanacak idari para cezası, yetkili idare tarafından işyerinin ve aykırılığın özelliklerine göre belirlenir.

9 Nisan 2025 Çarşamba

Mesleki Eğitim ve Mesleki Yeterlilik Değerlendirme Diyagramı

 -6331 Sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu,

-Tehlikeli ve Çok Tehlikeli İşlerde Çalışanların Mesleki Eğitimlerine Dair Yönetmelik (diyagramda adı geçen yönetmelik),

-5544 sayılı Mesleki Yeterlilik Kurumu Kanunu hepsi incelendiği zaman şu şekilde bir akış diyagramı oluşuyor:


Mesleki Eğitim ve Mesleki Yeterlilik arasındaki fark nedir?

MESLEKİ EĞİTİM

6331 sayılı kanuna göre; (İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu’nun 17. maddesi 3. fıkrasına göre;)

“Mesleki eğitim alma zorunluluğu bulunan tehlikeli ve çok tehlikeli sınıfta yer alan işlerde, yapacağı işle ilgili mesleki eğitim aldığını belgeleyemeyenler çalıştırılamaz.”

Mesleki eğitim alma zorunluluğu bulunan tehlikeli ve çok tehlikeli sınıfta yer alan işler neler?

Tehlikeli ve Çok Tehlikeli İşlerde Çalışanların Mesleki Eğitimlerine Dair Yönetmeliğin Ek-1 çizelgesinde yer alan işlerde fiilen çalıştırılacakların, yaptığı işe uygun ve Yönetmeliğin 6. maddesinde tanımlanan belgelerden birisine sahip olmaları zorunludur.

Yönetmelik: MevzuatBilgi Sistemi

Yönetmelikte 109 meslek grubu var. Örneğin Metal, kimya, elektrik, nakliye, boşaltma ve yükleme işleri de bu listede yer alıyor.

Yönetmeliğin 6. Maddesi de şu şekildedir:

“Mesleki eğitimin belgelendirilmesi

MADDE 6 – (1) Ek-1 çizelgede yer alan işlerde fiilen çalıştırılacakların, yaptığı işe uygun aşağıda belirtilen belgelerden birisine sahip olmaları zorunludur:

a) 3308 sayılı Mesleki Eğitim Kanununa göre verilen diploma, bitirme belgesi, yetki belgesi, sertifika, bağımsız işyeri açma belgesi, kalfalık, ustalık ve usta öğreticilik belgelerinden birisi,

b) 12/3/2013 tarihli ve 28585 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Aktif İşgücü Hizmetleri Yönetmeliğine göre mesleki eğitim kursları veya mesleki eğitim modülü/kursları ile eşit süreli olmak koşuluyla işbaşı eğitim programları sonucu alınan belgeler,

c) Millî Eğitim Bakanlığı veya Millî Eğitim Bakanlığı tarafından yetkilendirilen kurumlarca verilen operatör belgesi ve sürücü belgesi,

ç) 11/7/2002 tarihli ve 24812 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Patlayıcı Madde Ateşleyici Yeterlilik Belgesinin Verilmesi Esas ve Usullerinin Belirlenmesi Hakkında Yönetmelik kapsamında alınan ateşleyici yeterlilik belgesi,

d) Kuruluş kanunlarında veya ilgili kanunlarca yetkilendirilmiş kamu kurum ve kuruluşları tarafından düzenlenen eğitim faaliyetleri sonucunda verilen belgeler,

e) Millî Eğitim Bakanlığının ilgili biriminin onayının alınması şartıyla; kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları, eğitim amaçlı faaliyet gösteren vakıf ve dernekler, işçi ve işveren kuruluşları ile bünyelerinde kurulu iktisadi işletmeler, işçi ve işveren kuruluşları tarafından Türk Ticaret Kanunu hükümlerine göre kurulmuş eğitim amaçlı şirketler ve işveren tarafından düzenlenen eğitim faaliyetleri sonucunda verilen belgeler,

f) Uluslararası kurum ve kuruluşlardan alınan ve Millî Eğitim Bakanlığı tarafından denkliği sağlanan belgeler,

g) (Değişik:RG-11/5/2017-30063) 15/10/2015 tarihli ve 29503 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Mesleki Yeterlilik Kurumu Sınav, Ölçme, Değerlendirme ve Belgelendirme Yönetmeliği kapsamında verilen meslekî yeterlilik belgeleri,

(2) (Değişik:RG-11/5/2017-30063) Bu Yönetmelik kapsamına giren işlerde, Sosyal Güvenlik Kurumuna ait kayıtlar esas alınarak 1/5/2017 tarihinden önce çalışmaya başlayanlar, Millî Eğitim Bakanlığı ile birinci fıkranın (e) bendinde sayılan kurum ve kuruluşlar arasında yapılacak protokoller çerçevesinde verilecek en az 32 saatlik eğitim modüllerini tamamlayarak belgelendirilmeleri halinde bu Yönetmelik kapsamında mesleki eğitim almış olarak kabul edilir.

(3) 22/5/2003 tarihli ve 4857 sayılı İş Kanununa göre istihdam edilecekler hariç olmak üzere, kamu kurum ve kuruluşlarında çalışacaklar için gerekli olan mesleki eğitim belgeleri kurum ve kuruluşlarca önceden belirlenir ve işe alımlar bu esaslar da göz önünde bulundurularak yapılır.”

 

MESLEKİ YETERLİLİK

5544 sayılı Mesleki Yeterlilik Kurumu Kanunu bazı meslekler için de Meslekî Yeterlilik Belgesi zorunlu hale getirilmiştir. 204 meslekte zorunlu.

Eğer Mesleğin MYK Zorunluluğu varsa? Muafiyet_Tablosu_204_meslek.pdf

- Ustalık Belgesi

- Mesleki ve Teknik Eğitim Diploması

- MYK Belgesi istenebilir.

16 Ocak 2025 Perşembe

6331 Sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanununda Değişiklik (15 Ocak 2025)

 15 Ocak 2025 tarihli Resmi Gazete'de yayınlanan 7538 Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun ile 6331 sayılı kanunda aşağıdaki değişiklikler olmuştur.

"MADDE 18- 20/6/2012 tarihli ve 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanununun 3 üncü maddesinin birinci fıkrasının (d) ve (ş) bentleri aşağıdaki şekilde değiştirilmiş ve fıkraya aşağıdaki bentler eklenmiştir.

“d) Eğitim kurumu: Bu Kanun ile bu Kanuna dayanılarak düzenlenen alt mevzuat hükümleri uyarınca eğitim vermek üzere Bakanlıkça yetkilendirilmiş kurum ve kuruluşları,”

“ş) Diğer sağlık personeli: İş sağlığı ve güvenliği hizmetlerinde görevlendirilmek üzere Bakanlıkça yetkilendirilmiş, diğer sağlık personeli belgesine sahip ebe, hemşire, sağlık memuru, acil tıp teknikeri, acil tıp teknisyeni, çevre sağlığı teknikeri veya çevre sağlığı teknisyeni diplomasına sahip olan kişileri,”

“t) Çalışan sağlığı merkezi (ÇASMER): Sağlık Bakanlığına bağlı, işyerlerine iş sağlığı ve güvenliği hizmetleri sunmak üzere bu Kanun kapsamında Bakanlıkça yetkilendirilen, gerekli donanım ve personele sahip birimi,

u) Ekipman muayene kuruluşu: İşin yapılmasında kullanılan her türlü makine, alet, ekipman, tesis, teçhizat, cihaz ve koruyucu sistemlerin iş sağlığı ve güvenliği yönünden; mevzuat, ilgili standart ve kontrol kriterlerine uygun kullanımının sağlanması ve sürdürülmesi adına bakım veya muayene, test ve kontrol yapmak üzere Bakanlıkça yetkilendirilen kuruluşları,”

MADDE 19- 6331 sayılı Kanunun 6 ncı maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinin ikinci cümlesinde yer alan “birimlerinden” ibaresinden sonra gelmek üzere “veya ÇASMER’lerden” ibaresi ve maddeye aşağıdaki fıkra eklenmiştir.

“(5) Bu maddenin uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar Bakanlıkça belirlenir.”

MADDE 20- 6331 sayılı Kanunun 8 inci maddesinin ikinci fıkrasının üçüncü cümlesinde yer alan “veya iş güvenliği uzmanınca,” ibaresi “, iş güvenliği uzmanı ve/veya ortak sağlık ve güvenlik birimi yönetimi tarafından” şeklinde değiştirilmiş ve dördüncü cümlesinde yer alan “süreyle” ibaresinden sonra gelmek üzere “; ortak sağlık ve güvenlik biriminin yetki belgesi altı ay, tekrarında ise bir yıl süreyle” ibaresi eklenmiştir.

MADDE 21- 6331 sayılı Kanunun 15 inci maddesinin üçüncü fıkrasının ikinci cümlesinde yer alan “kamu hizmet sunucuları veya aile hekimlerinden de” ibaresi “ÇASMER’lerden, aile hekimlerinden veya diğer kamu sağlık hizmeti sunucularından da” şeklinde değiştirilmiştir.

MADDE 22- 6331 sayılı Kanunun 31 inci maddesinin madde başlığında yer alan “ihtar” ibaresinden sonra gelmek üzere “, askı” ibaresi eklenmiş ve birinci fıkrasında yer alan “İş sağlığı ve güvenliği hizmeti sunan, ölçüm ve analizleri yapan kişi, kurum, kuruluşlar ve eğitim kurumları ile ilgili olarak” ibaresi “Bu Kanun kapsamında yetkilendirilen veya belgelendirilen kişi ve kuruluşlara yönelik” şeklinde değiştirilmiştir."


6331 sayılı Kanunun 8 inci maddesinin ikinci fıkrasının üçüncü cümlesi:
"Bildirilen eksiklik ve aksaklıkların acil durdurmayı gerektirmesi veya yangın, patlama, göçme, kimyasal sızıntı ve benzeri acil ve hayati tehlike arz etmesi, meslek hastalığına sebep olabilecek ortamların bulunmasına rağmen işveren tarafından gerekli tedbirlerin alınmaması hâlinde, bu durum işyeri hekimi, iş güvenliği uzmanı ve/veya ortak sağlık ve güvenlik birimi yönetimi tarafından Bakanlığın yetkili birimine, varsa yetkili sendika temsilcisine, yoksa çalışan temsilcisine bildirilir."

Kanun Linki: 6331 Sayılı Kanun

5 Şubat 2024 Pazartesi

17 Aralık 2023 Pazar

Kamu kurumları ile 50'den az çalışanı olan ve az tehlikeli sınıfta yer alan işyerleri için 31 Aralık 2024’e erteleme

28 Temmuz 2020 tarihli Resmi Gazetede yayınlanan 7252 sayılı Kanun ile;

"MADDE 10 – 20/6/2012 tarihli ve 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanununun 38 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinin (1) numaralı alt bendinde yer alan “1/7/2020” ibaresi “31/12/2023” şeklinde değiştirilmiştir."

Kamu kurumları ile 50'den az çalışanı olan ve az tehlikeli sınıfta yer alan işyerleri için; işyeri hekimi ve iş güvenliği uzmanı istihdam zorunluluğu 31.12.2023'e ertelenmişti. Aynı madde ile çok tehlikeli sınıfta, 31.12.2023 tarihine kadar (B) sınıfı belgeye sahip iş güvenliği uzmanları görevlendirilebilmekte ve tehlikeli sınıfta yer alan işyerlerinde ise (C) sınıfı belgeye sahip iş güvenliği uzmanı görevlendirilebilmektedir.

“Ekonomiye ilişkin düzenlemeleri içeren Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun” Resmi Gazetede yayınlandığında;

“İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu'nun 50'den az çalışanı olan ve az tehlikeli sınıfta yer alan iş yerleri ile kamuya ait iş yerlerinde iş güvenliği uzmanı ve iş yeri hekimi görevlendirilmesine ilişkin hükmün yürürlük tarihi 31 Aralık 2023'ten 31 Aralık 2024'e ertelenecek.”


GÜNCELLEME:
28 Aralık 2023 tarihlli Resmi Gazete'de "7491 Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun" kapsamında yürürlülüğe girmiştir.




20 Ekim 2023 Cuma

Kimyasal Maddelerle Çalışmalarda Sağlık Ve Güvenlik Önlemleri Hakkında Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik - 20 Ekim 2023

Kimyasal Maddelerle Çalışmalarda Sağlık Ve Güvenlik Önlemleri Hakkında Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik 20 Ekim 2023 tarihli Resmi Gazetede yayınlanarak yürürlüğe girmiştir.

Linki: https://www.resmigazete.gov.tr/eskiler/2023/10/20231020-1.htm

Yönetmeliğin Değişiklikleri İşlenmiş Linki: https://www.mevzuat.gov.tr/mevzuat?MevzuatNo=18709&MevzuatTur=7&MevzuatTertip=5

YÖNETMELİK

"Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığından:

KİMYASAL MADDELERLE ÇALIŞMALARDA SAĞLIK VE GÜVENLİK

ÖNLEMLERİ HAKKINDA YÖNETMELİKTE DEĞİŞİKLİK

YAPILMASINA DAİR YÖNETMELİK

MADDE 1- 12/8/2013 tarihli ve 28733 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Kimyasal Maddelerle Çalışmalarda Sağlık ve Güvenlik Önlemleri Hakkında Yönetmeliğin 3 üncü maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

“MADDE 3- (1) Bu Yönetmelik, 6331 sayılı Kanunun 30 uncu maddesine dayanılarak hazırlanmıştır.”

MADDE 2- Aynı Yönetmeliğin 4 üncü maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

“MADDE 4- (1) Bu Yönetmelikte geçen;

a) Bakanlık: Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığını,

b) Biyolojik sınır değeri: Kimyasal maddenin ve metabolitinin uygun biyolojik ortamdaki konsantrasyonunun ve etki göstergesinin üst sınırını,

c) Kimyasal madde: Doğal halde bulunan, üretilen, herhangi bir işlem sırasında kullanılan veya atıklar da dâhil olmak üzere ortaya çıkan, bizzat üretilmiş olup olmadığına veya piyasaya arz olunup olunmadığına bakılmaksızın her türlü element, bileşik veya karışımları,

ç) Kimyasal maddelerin kullanıldığı işlemler: Bu maddelerin üretilmesi, işlenmesi, kullanılması, depolanması, taşınması, atık ve artıkların arıtılması veya uzaklaştırılması işlemlerini,

d) Mesleki maruziyet sınır değeri: Başka şekilde belirtilmedikçe, belirli bir referans sürede çalışanların solunum bölgesindeki havada bulunan kimyasal madde konsantrasyonunun zaman ağırlıklı ortalamasının üst sınırını (TWA, STEL) veya çalışma süresinin herhangi bir anında çalışanların solunum bölgesindeki havada bulunan kimyasal madde konsantrasyonunun aşılmaması gereken üst sınırını (CEILING),

e) Sağlık gözetimi: Çalışanların belirli bir kimyasal maddeye maruziyetleri ile ilgili olarak sağlık durumlarının belirlenmesi amacıyla yapılan değerlendirmeleri,

f) Solunum bölgesi: Merkezi, kişinin kulaklarını birleştiren çizginin orta noktası olan 30 cm yarıçaplı kürenin, başın ön kısmında kalan yarısını,

g) Tehlikeli kimyasal madde: Aşağıda yer alan alt bentlerde belirtilen;

1) 11/12/2013 tarihli ve 28848 mükerrer sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Maddelerin ve Karışımların Sınıflandırılması, Etiketlenmesi ve Ambalajlanması Hakkında Yönetmelikte sınıflandırılmış veya sınıflandırılmamış herhangi bir fiziksel madde ve/veya insan sağlığına zararlılık kriterlerini karşılayan kimyasal maddeleri,

2) Bir numaralı alt bentte yer alan kapsama girmemekle beraber kimyasal, fiziko-kimyasal veya toksikolojik özellikleri ve kullanılma veya işyerinde bulundurulma şekli nedeni ile çalışanların sağlık ve güvenliği yönünden risk oluşturabilecek ya da mesleki maruziyet sınır değeri belirlenmiş kimyasal maddeleri,

ifade eder.”

MADDE 3- Aynı Yönetmeliğin 6 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (b) ve (c) bentleri aşağıdaki şekilde değiştirilmiş ve aynı fıkraya aşağıdaki bent eklenmiştir.

“b) 23/6/2017 tarihli ve 30105 mükerrer sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Kimyasalların Kaydı, Değerlendirilmesi, İzni ve Kısıtlanması Hakkında Yönetmeliğe uygun olarak hazırlanan ve tedarikçilerden sağlanan Türkçe Güvenlik Bilgi Formu.

c) 27/1/2023 tarihli ve 32086 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan İş Hijyeni Ölçüm, Test ve Analizleri Hakkında Yönetmelik kapsamında yetkilendirilmiş bir laboratuvar tarafından tespit edilen maruziyetin türü, düzeyi ve süresi.”

“ğ) Bakım, onarım, kurulum, işletmeye alma, devre dışı bırakma gibi işlerde kimyasal madde maruziyeti nedeniyle meydana gelebilecek ve çalışanın sağlığını ve güvenliğini olumsuz etkileyebilecek durumları.”

MADDE 4- Aynı Yönetmeliğin 7 nci maddesinin birinci fıkrasının (j) bendinde yer alan “30/12/2006 tarihli ve 26392 4 üncü Mükerrer sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Muhtemel Patlayıcı Ortamda Kullanılan Teçhizat ve Koruyucu Sistemlerle İlgili Yönetmelik (94/9/AT)” ibaresi “30/6/2016 tarihli ve 29758 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Muhtemel Patlayıcı Ortamda Kullanılan Teçhizat ve Koruyucu Sistemler ile İlgili Yönetmelik (2014/34/AB)” şeklinde değiştirilmiş ve aynı fıkranın (m) bendi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

“m) İşyerlerinde, tehlikeli kimyasal maddelerin depolandığı tankların kullanımında TS EN 14197 ve TS EN ISO 21009 standart serilerine uyulur.”

MADDE 5- Aynı Yönetmeliğin 9 uncu maddesinin birinci fıkrasının (ç) bendi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

“ç) Kimyasalların Kaydı, Değerlendirilmesi, İzni ve Kısıtlanması Hakkında Yönetmeliğe uygun olarak hazırlanan ve tedarikçilerden sağlanan Türkçe Güvenlik Bilgi Formları hakkında bilgileri.”

MADDE 6- Aynı Yönetmeliğe 12 nci maddeden sonra gelmek üzere aşağıdaki maddeler eklenmiştir.

“Rehberler ve metotlar

MADDE 12/A- (1) İşverenlere; kimyasalların kullanımı, kişisel maruziyet seviyelerinin tespiti ve biyolojik maruziyet göstergeleri, sınır değerleri ve sağlık gözetimi konularında ilgili yükümlülükleri bakımından yardımcı olmak veya yol göstermek amacıyla rehberler ve metotlar hazırlanabilir. Rehberler, işyerinde çalışan sayısı ve işyerinin bulunduğu tehlike sınıfı göz önüne alınarak sektör, meslek veya yapılan işlere özgü olabilir.

(2) Kamu kurum ve kuruluşları, kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları, üniversiteler, işçi-işveren ve memur sendikaları ile kamu yararına çalışan sivil toplum kuruluşları rehber ve metot çalışmalarında bulunabilir. Bakanlıkça, bu Yönetmelik hükümlerine uygunluğu yönünden değerlendirilerek onaylanan taslaklar, Bakanlık tarafından rehber veya metot olarak yayımlanır.

Avrupa Birliği mevzuatına uyum

MADDE 12/B- (1) Bu Yönetmelik, işyerindeki kimyasal maddeler ile ilgili risklerden çalışanların sağlık ve güvenliğinin korunmasına ilişkin 7/4/1998 tarihli ve 98/24/EC sayılı Avrupa Parlamentosu ve Konsey Direktifi, gösterge niteliğindeki sınır değerlerin oluşturulması hakkında 29/5/1991 tarihli ve 1991/322/EEC sayılı Avrupa Parlamentosu ve Konsey Direktifi ile 8/6/2000 tarihli ve 2000/39/EC sayılı 98/24/EC sayılı Konsey Direktifinin uygulanmasında gösterge niteliğinde sınır değerlerin oluşumuna ilişkin birinci liste, 7/2/2006 tarihli ve 2006/15/EC sayılı 98/24/EC sayılı Konsey Direktifinin uygulanmasında gösterge niteliğinde sınır değerlerin oluşumuna ilişkin ikinci liste, 17/12/2009 tarihli ve 2009/161/EU sayılı 98/24/EC sayılı Konsey Direktifinin uygulanmasında gösterge niteliğinde sınır değerlerin oluşumuna ilişkin üçüncü liste, 31/1/2017 tarihli ve 2017/164/EU sayılı 98/24/EC sayılı Konsey Direktifinin uygulanmasında gösterge niteliğinde sınır değerlerin oluşumuna ilişkin dördüncü liste, 31/10/2019 tarihli ve 2019/1831/EU sayılı 98/24/EC sayılı Konsey Direktifinin uygulanmasında gösterge niteliğinde sınır değerlerin oluşumuna ilişkin beşinci liste, dikkate alınarak hazırlanmıştır.”

MADDE 7- Aynı Yönetmeliğin Ek-1’i ekteki şekilde değiştirilmiş ve Ek-4’ü yürürlükten kaldırılmıştır.

MADDE 8- Bu Yönetmelik yayımı tarihinde yürürlüğe girer.

MADDE 9- Bu Yönetmelik hükümlerini Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı yürütür."

15 Ocak 2023 Pazar

21 Ocak 2022 Cuma

Çalışanların Sağlık Gözetimine Yönelik Tıbbi Tetkiklerin Usul Ve Esasları Hakkında Yönetmelik

20 Ocak 2022 tarihli Resmi Gazetede “Çalışanların Sağlık Gözetimine Yönelik Tıbbi Tetkiklerin Usul Ve Esasları Hakkında Yönetmelik” yayınlanmıştır.

Yönetmeliğin amacı, 20/6/2012 tarihli ve 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu kapsamında yer alan işyerlerinde çalışanların sağlık gözetimine yönelik; ortak sağlık ve güvenlik birimleri, işyeri sağlık ve güvenlik birimleri ve çalışan sağlığı merkezleri tarafından yapılacak tıbbi tetkiklere dair usul ve esasları düzenlemektir.

Yönetmelik, ortak sağlık ve güvenlik birimleri, işyeri sağlık ve güvenlik birimleri ve çalışan sağlığı merkezleri ile bu yerlerde gerçekleştirilen tıbbi tetkikleri kapsamaktadır.

Yönetmelikle gezici iş sağlığı aracı ve sabit tıbbi tetkik mekânına ilişkin esaslar, gezici iş sağlığı aracı ve sabit tıbbi tetkik mekânına dair kurallar, tıbbi tetkiklere ait usul ve esaslar, başvuru ve çalışma izni işlemleri, denetim ve müeyyideler belirlenmiştir.

Linki: https://www.resmigazete.gov.tr/eskiler/2022/01/20220120-2.htm

6 Ocak 2022 Perşembe

24 Eylül 2021 Cuma

Çalışan KKD kullanmıyorsa, KKD'sini korumuyorsa İşveren ne yapmalı?

4857 sayılı Yasa’ nın 25/II- ı maddesine göre;

“ı) İşçinin kendi isteği veya savsaması yüzünden işin güvenliğini tehlikeye düşürmesi, işyerinin malı olan veya malı olmayıp da eli altında bulunan makineleri, tesisatı veya başka eşya ve maddeleri otuz günlük ücretinin tutarıyla ödeyemeyecek derecede hasara ve kayba uğratması,” İşveren açısından, İşverenin iş akdini haklı nedenle fesih hakkıdır.

 

6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu’ nun 4. maddesi uyarınca; ”işveren iş yerinde iş sağlığı ve güvenliğinin sağlanması için gerekli her türlü önlemi almak, araç ve gereçleri noksansız bulundurmak, aynı kanunun 19. maddesinde açıkça belirtildiği üzere;

(1) Çalışanlar, iş sağlığı ve güvenliği ile ilgili aldıkları eğitim ve işverenin bu konudaki talimatları doğrultusunda, kendilerinin ve hareketlerinden veya yaptıkları işten etkilenen diğer çalışanların sağlık ve güvenliklerini tehlikeye düşürmemekle yükümlüdür.

(2) Çalışanların, işveren tarafından verilen eğitim ve talimatlar doğrultusunda yükümlülükleri şunlardır:

a) İşyerindeki makine, cihaz, araç, gereç, tehlikeli madde, taşıma ekipmanı ve diğer üretim araçlarını kurallara uygun şekilde kullanmak, bunların güvenlik donanımlarını doğru olarak kullanmak, keyfi olarak çıkarmamak ve değiştirmemek.

b) Kendilerine sağlanan kişisel koruyucu donanımı doğru kullanmak ve korumak.

c) İşyerindeki makine, cihaz, araç, gereç, tesis ve binalarda sağlık ve güvenlik yönünden ciddi ve yakın bir tehlike ile karşılaştıklarında ve koruma tedbirlerinde bir eksiklik gördüklerinde, işverene veya çalışan temsilcisine derhal haber vermek.

ç) Teftişe yetkili makam tarafından işyerinde tespit edilen noksanlık ve mevzuata aykırılıkların giderilmesi konusunda, işveren ve çalışan temsilcisi ile iş birliği yapmak.

d) Kendi görev alanında, iş sağlığı ve güvenliğinin sağlanması için işveren ve çalışan temsilcisi ile iş birliği yapmak.” zorundadır.

 

Çalışan (işçi) iş güvenliğini tehlikeye düşürücü her türlü davranıştan kaçınmak zorundadır.

 

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 2017/5618 Esas, 2017/13712 Karar ve 20.09.2017 Tarihli Kararı:

"Davacı işçinin uyarılara rağmen herhangi bir sağlık raporu sunmadığı ve çelik uçlu ayakkabıyı almamakta ısrar ettiği, iş güvenliği için gerekli çelik uçlu ayakkabıyı ısrarla teslim almayan ve giymeyen davacının iş güvenliği kapsamında kendi can güvenliğini ve buna bağlı olarak iş güvenliğini tehlikeye düşürdüğü, bu davranışında ısrarlı olduğu, " Kendi istemi veya savsaması yüzünden işin güvenliğini tehlikeye düşüren " davacının iş akdinin işveren tarafından 4857 Sayılı Yasa' nın 25/II- ı maddesine göre feshinin yasaya uygun olduğu, davacının davranışlarının temadi etmesi karşısında İş Kanunu' nun 26. maddesindeki altı iş günlük hak düşürücü sürenin söz konusu olmayacağı anlaşıldığından, davacının kıdem tazminatı ve ihbar tazminatı taleplerinin reddi gerekirken yerinde olmayan gerekçeyle kabulü hatalı olup bozmayı gerektirmiştir."

16 Kasım 2020 Pazartesi

Acil Durum Planı Neden Hazırlanır? İşyerleri İçin Önemi

İşyerlerinde yangın, patlama, deprem, tehlikeli madde yayılımı veya benzeri bir acil durum meydana geldiğinde doğru kararların çok kısa sürede alınması gerekir. Acil durum planı, böyle bir olay karşısında kimlerin ne yapacağını, çalışanların nasıl korunacağını ve müdahale ile tahliyenin nasıl yürütüleceğini önceden belirlemek amacıyla hazırlanır.

Kısaca: Acil durum planı; can kaybını önlemek, olayın etkilerini sınırlandırmak, çalışanların güvenli biçimde tahliye edilmesini sağlamak ve müdahale sürecindeki görev karmaşasını azaltmak için hazırlanır.

Acil Durum Planı Nedir?

Acil durum planı, işyerinde meydana gelebilecek acil durumlarda uygulanacak iş ve işlemler ile müdahaleye yönelik eylemlerin yer aldığı yazılı plandır. Uygulamada “acil durum eylem planı” ifadesi de kullanılmakla birlikte, mevzuatta esas alınan terim acil durum planıdır.

Plan yalnızca yangın sırasında binanın nasıl boşaltılacağını gösteren bir belge değildir. Acil durumların belirlenmesinden önleyici tedbirlere, ekiplerin görevlendirilmesinden haberleşme ve tahliye yöntemlerine kadar bütün hazırlık sürecini kapsar.

Acil Durum Planı Neden Hazırlanır?

İşyerine özel bir acil durum planı hazırlanmasının temel amaçları şunlardır:

  • Çalışanların, ziyaretçilerin ve işyerinde bulunan diğer kişilerin can güvenliğini korumak,
  • Muhtemel acil durumları önceden belirlemek,
  • Acil durumların oluşmasını önleyici ve etkilerini sınırlandırıcı tedbirleri planlamak,
  • Uyarı, haberleşme, müdahale, ilk yardım ve tahliye yöntemlerini belirlemek,
  • Söndürme, kurtarma, koruma ve ilk yardım ekiplerinin görevlerini açıklamak,
  • Tahliye sonrasında çalışanların sayım ve kontrolünü sağlamak,
  • İtfaiye, sağlık kuruluşları ve diğer ilgili kurumlarla kurulacak iletişimi planlamak,
  • Panik, iletişim kopukluğu ve görev karmaşasını azaltmak,
  • İşyerindeki maddi hasarı ve çevresel etkileri mümkün olduğunca sınırlandırmak.

Acil Durum Planı Hazırlamak Yasal Bir Zorunluluk mudur?

Evet. 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu kapsamında işveren; çalışma ortamını, kullanılan maddeleri, iş ekipmanlarını ve çevre şartlarını dikkate alarak meydana gelebilecek acil durumları önceden değerlendirmekle yükümlüdür.

İşveren ayrıca acil durumların olumsuz etkilerinden korunmak için gerekli tedbirleri almak, acil durum planını hazırlamak, yeterli sayıda eğitimli çalışan görevlendirmek ve tatbikatların yapılmasını sağlamak zorundadır.

Önemli: Acil durum planı hazırlama yükümlülüğü yalnızca çok tehlikeli veya büyük işletmeler için değildir. İşyerlerinde Acil Durumlar Hakkında Yönetmelik, 6331 sayılı Kanun kapsamındaki işyerlerini kapsar. Planın ayrıntıları ise işyerinin faaliyetlerine, büyüklüğüne, çalışan sayısına ve özel tehlikelerine göre belirlenir.

Hangi Acil Durumlar Değerlendirilmelidir?

Her işyerinin acil durumları kendi risk değerlendirmesi ve çevre koşulları dikkate alınarak belirlenmelidir. İşyerinin özelliğine göre aşağıdaki olaylar değerlendirilebilir:

  • Yangın ve patlama,
  • Tehlikeli kimyasal madde yayılımı veya sızıntısı,
  • Biyolojik, radyoaktif veya nükleer maddelerden kaynaklanan tehlikeler,
  • Zehirlenme ve salgın hastalık,
  • Deprem, sel, fırtına, heyelan ve diğer doğal afetler,
  • Sabotaj ve güvenlik tehditleri,
  • İlk yardım veya acil tahliye gerektiren diğer olaylar.

İşyerinin yakın çevresindeki tesislerden veya faaliyetlerden kaynaklanabilecek tehlikeler de acil durum planlamasında göz önünde bulundurulmalıdır.

Acil Durum Planı ile Tahliye Planı Aynı Şey midir?

Hayır. Acil durum planı, işyerindeki acil durum yönetiminin tamamını kapsayan ana dokümandır. Tahliye planı veya acil durum tahliye krokisi ise bu planın görsel unsurlarından biridir.

Tahliye planında kaçış yolları, acil çıkışlar, toplanma yerleri, yangınla mücadele ekipmanları, ilk yardım malzemeleri ve gerekli teknik noktalar gösterilir. Bu nedenle yalnızca bir tahliye krokisinin hazırlanmış olması, tek başına acil durum planının hazırlandığı anlamına gelmez.

İlgili içerik: Planın dokümantasyonu ve tahliye planında bulunması gereken bilgiler için Acil Durum Planı ve Tahliye Planı Neleri İçermeli? başlıklı yayını inceleyebilirsiniz.

Planın Uygulanabilir Olması Neden Önemlidir?

Acil durum planının yalnızca dosyada bulunması yeterli değildir. Çalışanlar plan hakkında bilgilendirilmeli, görevlendirilen ekipler gerekli eğitimi almalı ve plan tatbikatlarla sınanmalıdır. Tatbikatta görülen eksiklikler kayıt altına alınarak gerekli düzeltmeler yapılmalıdır.

Plan; işyerinde veya yakın çevresinde yeni bir acil durum oluşturabilecek değişiklik meydana geldiğinde tamamen ya da kısmen yenilenir. Bunun dışında planlar tehlike sınıfına göre;

  • Çok tehlikeli işyerlerinde en geç iki yılda bir,
  • Tehlikeli işyerlerinde en geç dört yılda bir,
  • Az tehlikeli işyerlerinde en geç altı yılda bir

gözden geçirilerek yenilenmelidir.

Sonuç

Acil durum planı, yalnızca mevzuat gereği hazırlanıp dosyalanacak bir belge değildir. İşyerindeki muhtemel tehlikeleri önceden değerlendiren, çalışanların görevlerini belirleyen ve olay anında hızlı, düzenli ve güvenli hareket edilmesini sağlayan temel bir hazırlık aracıdır.

İşyerine özel, anlaşılır ve uygulanabilir bir plan; acil durumun krize dönüşmesini önlemeye, can güvenliğini korumaya ve müdahale sürecini etkin şekilde yönetmeye yardımcı olur.

Acil durum krokisi hakkında: İşyerine özel hazırlanan tahliye planları, kaçış yollarının ve acil durum ekipmanlarının kolay anlaşılmasını sağlar. Acil Durum Krokisi hizmet sayfasını inceleyebilirsiniz.

Mevzuat kaynakları:
6331 Sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu
İşyerlerinde Acil Durumlar Hakkında Yönetmelik

29 Temmuz 2020 Çarşamba

Kamu kurumları ile 50'den az çalışanı olan ve az tehlikeli sınıfta yer alan işyerleri için dördüncü erteleme

 28 Temmuz 2020 tarihli Resmi Gazetede yayınlanan 7252 sayılı Kanun ile;

"MADDE 10 – 20/6/2012 tarihli ve 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanununun 38 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinin (1) numaralı alt bendinde yer alan “1/7/2020” ibaresi “31/12/2023” şeklinde değiştirilmiştir."

Kamu kurumları ile 50'den az çalışanı olan ve az tehlikeli sınıfta yer alan işyerleri için; işyeri hekimi ve iş güvenliği uzmanı istihdam zorunluluğu 31.12.2023'e ertelendi. Aynı madde ile çok tehlikeli sınıfta, 31.12.2023 tarihine kadar (B) sınıfı belgeye sahip iş güvenliği uzmanları görevlendirilebilmekte ve tehlikeli sınıfta yer alan işyerlerinde ise (C) sınıfı belgeye sahip iş güvenliği uzmanı görevlendirilebilmektedir.


22 Şubat 2019 Cuma

Alt Sınıfta Uzman Görevlendirilebilme Süreleri 01/07/2020 Tarihine Kadar Uzatıldı

22 Şubat 2019 tarihli Resmi Gazetede yayınlanan Sosyal Hizmetler Kanunu İle Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'a göre;
MADDE 16 – 20/6/2012 tarihli ve 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanununun geçici 4 üncü maddesinin birinci fıkrasında yer alan “1/1/2020 tarihine kadar” ve “1/1/2019 tarihine kadar” ibareleri “38 inci maddenin birinci fıkrasının (a) bendinin (1) numaralı alt bendinde yer alan yürürlük tarihine kadar” şeklinde değiştirilmiştir.

Yani;
Çok tehlikeli sınıfta yer alan işyerlerinde (A) sınıfı belgeye sahip iş güvenliği uzmanı görevlendirme yükümlülüğü, 01/07/2020 tarihine kadar (B) sınıfı belgeye sahip iş güvenliği uzmanı görevlendirilmesi; tehlikeli sınıfta yer alan işyerlerinde ise (B) sınıfı belgeye sahip iş güvenliği uzmanı görevlendirme yükümlülüğü, 01/07/2020 tarihine kadar (C) sınıfı belgeye sahip iş güvenliği uzmanı görevlendirilmesi kaydıyla yerine getirilmiş sayılır.

1 Ocak 2019 Salı

Çok Tehlikeli Sınıfta Yer Alan ve Ondan Fazla Çalışanı Bulunan İşyerlerinde İşsizlik Sigortası Primi İşveren Payı Teşvikinden Yararlanılmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Tebliğ

Çok Tehlikeli Sınıfta Yer Alan ve Ondan Fazla Çalışanı Bulunan İşyerlerinde İşsizlik Sigortası Primi İşveren Payı  Teşvikinden Yararlanılmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Tebliğ 31 Aralık 2018 tarihli Resmi Gazetede yayınlandı.

Amaç ve kapsam
MADDE 1 – (1) Bu Tebliğin amacı, 25/8/1999 tarihli ve 4447 sayılı İşsizlik Sigortası Kanununun ek 4 üncü maddesi gereğince üç yıl süreyle ölümlü veya sürekli iş göremezlikle sonuçlanan iş kazası meydana gelmeyen, çok tehlikeli sınıfta yer alan ve ondan fazla çalışanı bulunan işyerlerine sağlanacak işsizlik sigortası primi işveren payı teşvikinin usul ve esaslarını belirlemektir.
(2) Bu Tebliğ, 20/6/2012 tarihli ve 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu kapsamında çok tehlikeli sınıfta yer alan ve ondan fazla çalışanı bulunan işyerlerini kapsar.

Teşvikten yararlanmak için Kurumca yapılacak işlemler ve başvuru
MADDE 8 – (1) Bu Tebliğin 4 üncü maddesinde belirtilen şartlardan birinin sağlanmaması nedeniyle teşvik uygulamasına son verilmiş işverenler dışında teşvikten yararlanmak isteyen işverenler için başvuru şartı bulunmamaktadır. Sosyal Güvenlik İl Müdürlükleri/Sosyal Güvenlik Merkezlerine herhangi bir belge ibraz edilmesine gerek yoktur.
(2) İşyerinin, teşvikten yararlanılacak takvim yılından önceki üç yıl süreyle bu Tebliğin 4 üncü maddesinde aranılan tüm şartları sağlayıp sağlamadığı kurum sistemi tarafından otomatik olarak kontrol edilecektir. İşyerinin söz konusu şartları sağladığının tespit edilmesi durumunda,  işveren takip eden takvim yılından itibaren üç yıl süreyle bu teşvikten yararlanabilecektir.
Teşvikin hesaplanması
MADDE 9 – (1) Bu Tebliğin 4 üncü maddesinde aranılan şartların kurum sistemi tarafından otomatik olarak kontrol edilmesinin ardından, işsizlik sigortası primi işveren payı, teşvikten yararlanmaya esas şartların sağlandığı üç yıllık süreyi takip eden takvim yılının başından itibaren üç yıl süreyle her ay/dönem için ilgili ayda Kuruma bildirilen sigortalılara ilişkin prim ödeme gün sayısı dikkate alınmak suretiyle prime esas kazançlar üzerinden %1 olarak hesaplanarak tahsil edilir.
Örnek 1: Teşvikten yararlanan A işyerinin 2019/Ocak ayında her biri 30 gün çalışan 20 sigortalıyı toplam 80.000,00 TL prime esas kazanç üzerinden bildirdiği varsayıldığında, 2019/Ocak ayında bu sigortalılara ilişkin 80.000,00x0,01=800,00 TL işsizlik sigortası primi işveren hissesi uygulanacaktır.



24 Aralık 2018 Pazartesi

Çok tehlikeli sınıfta yer alıp ondan fazla çalışanı bulunan işyerlerine teşvik

23 Nisan 2015 tarihli Resmi Gazetede yayınlanan İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu İle Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 25. maddesine göre;

MADDE 25 – 4447 sayılı Kanuna aşağıdaki ek madde eklenmiştir.
“EK MADDE 4 – 20/6/2012 tarihli ve 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu kapsamında çok tehlikeli sınıfta yer alıp ondan fazla çalışanı bulunan ve üç yıl içinde ölümlü veya sürekli iş göremezlikle sonuçlanan iş kazası meydana gelmeyen işyerlerinde çalışanların işsizlik sigortası işveren payı teşvik olarak bir sonraki takvim yılından geçerli olmak üzere ve üç yıl süreyle %1 olarak alınır. Ölümlü veya sürekli iş göremezlikle sonuçlanan iş kazası meydana gelmesi hâlinde takip eden aydan itibaren bu teşvik uygulamasına son verilir. İşverenler bu fıkrada öngörülen şartları tekrar sağlamaları ve talepleri hâlinde bu teşvikten yeniden yararlanır. Türkiye genelinde birden fazla tescilli çok tehlikeli sınıfta yer alan işyeri bulunan işverenin 31/5/2006 tarihli ve 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında çalıştırılan toplam çalışan sayısı esas alınır.
Bu maddeye göre teşvikten yararlanan işverenlerden birinci fıkrada belirtilen iş kazalarını bildirmeyenler, iş kazasının meydana geldiği tarihten itibaren yararlandıkları primleri yasal faizi ile birlikte geri öderler ve bu teşvikten beş yıl süre ile yasaklanırlar. Haklarında yasaklama kararı verilen tüzel kişilerin şahıs şirketi olması hâlinde, şirket ortaklarının tamamı hakkında; sermaye şirketi olması hâlinde ise sermayesinin yarısından fazlasına sahip olan gerçek veya tüzel kişi ortaklar hakkında yasaklama kararı verilir. Haklarında yasaklama kararı verilenlerin gerçek veya tüzel kişi olması durumuna göre; ayrıca bir şahıs şirketinde ortak olmaları hâlinde bu şahıs şirketi hakkında da, sermaye şirketinde ortak olmaları hâlinde ise sermayesinin yarısından fazlasına sahip olmaları kaydıyla bu sermaye şirketi hakkında da aynı şekilde yasaklama kararı verilir.
Bu maddenin uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar Bakanlıkça belirlenir.”

4447 Sayılı Kanun; İşsizlik Sigortası Kanunu


11 Eylül 2018 Salı

İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu’na göre Sağlık Gözetimi ve Çalışanların Eğitimi


6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu’na göre;
Sağlık  gözetimi
MADDE 15 -
(1) İşveren;
a) Çalışanların işyerinde maruz kalacakları sağlık ve güvenlik risklerini dikkate alarak sağlık gözetimine tabi tutulmalarını sağlar.
b) Aşağıdaki hallerde çalışanların sağlık muayenelerinin yapılmasını sağlamak zorundadır:
1) İşe girişlerinde.
2) İş değişikliğinde.
3) İş kazası, meslek hastalığı veya sağlık nedeniyle tekrarlanan işten uzaklaşmalarından sonra işe dönüşlerinde talep etmeleri hâlinde.
4) İşin devamı süresince, çalışanın ve işin niteliği ile işyerinin tehlike sınıfına göre Bakanlıkça belirlenen düzenli aralıklarla.
(2) Tehlikeli ve çok tehlikeli sınıfta yer alan işlerde çalışacaklar, yapacakları işe uygun olduklarını belirten sağlık raporu olmadan işe başlatılamaz.
(3) Bu Kanun kapsamında alınması gereken sağlık raporları işyeri hekiminden alınır. 50’den az çalışanı bulunan ve az tehlikeli işyerleri için ise kamu hizmet sunucuları veya aile hekimlerinden de alınabilir. Raporlara itirazlar Sağlık Bakanlığı tarafından belirlenen hakem hastanelere yapılır, verilen kararlar kesindir.
(4) Sağlık gözetiminden doğan maliyet ve bu gözetimden kaynaklı her türlü ek maliyet işverence karşılanır, çalışana yansıtılamaz.
(5) Sağlık muayenesi yaptırılan çalışanın özel hayatı ve itibarının korunması açısından sağlık bilgileri gizli tutulur.

Madde 15'e uyulmaması durumunda 2018 yılı için uygulanacak İdari Para Cezası; 1.545.-TL / uyulmayan her çalışan için

Çalışanların eğitimi
MADDE 17 -
(1) İşveren, çalışanların iş sağlığı ve güvenliği eğitimlerini almasını sağlar. Bu eğitim özellikle; işe başlamadan önce, çalışma yeri veya iş değişikliğinde, iş ekipmanının değişmesi hâlinde veya yeni teknoloji uygulanması hâlinde verilir. Eğitimler, değişen ve ortaya çıkan yeni risklere uygun olarak yenilenir, gerektiğinde ve düzenli aralıklarla tekrarlanır.
(2) Çalışan temsilcileri özel olarak eğitilir.
(3) Mesleki eğitim alma zorunluluğu bulunan tehlikeli ve çok tehlikeli sınıfta yer alan işlerde, yapacağı işle ilgili mesleki eğitim aldığını belgeleyemeyenler çalıştırılamaz.
(4) İş kazası geçiren veya meslek hastalığına yakalanan çalışana işe başlamadan önce, söz konusu kazanın veya meslek hastalığının sebepleri, korunma yolları ve güvenli çalışma yöntemleri ile ilgili ilave eğitim verilir. Ayrıca, herhangi bir sebeple altı aydan fazla süreyle işten uzak kalanlara, tekrar işe başlatılmadan önce bilgi yenileme eğitimi verilir.
(5) Tehlikeli ve çok tehlikeli sınıfta yer alan işyerlerinde; yapılacak işlerde karşılaşılacak sağlık ve güvenlik riskleri ile ilgili yeterli bilgi ve talimatları içeren eğitimin alındığına dair belge olmaksızın, başka işyerlerinden çalışmak üzere gelen çalışanlar işe başlatılamaz.
(6) Geçici iş ilişkisi kurulan işveren, iş sağlığı ve güvenliği risklerine karşı çalışana gerekli eğitimin verilmesini sağlar.
(7) Bu madde kapsamında verilecek eğitimin maliyeti çalışanlara yansıtılamaz. Eğitimlerde geçen süre çalışma süresinden sayılır. Eğitim sürelerinin haftalık çalışma süresinin üzerinde olması hâlinde, bu süreler fazla sürelerle çalışma veya fazla çalışma olarak değerlendirilir.

Madde 17'ye uyulmaması durumunda 2018 yılı için uygulanacak İdari Para Cezası; 626.-TL / uyulmayan her çalışan için

11 Temmuz 2018 Çarşamba

6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanununda Değişiklik - 09/07/2018 tarihli

09 Temmuz 2018 tarihli Resmi Gazetede yayınlanan Anayasada Yapılan Değişikliklere Uyum Sağlanması Amacıyla Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname (KHK/703)’e göre;
“MADDE 210- 20/6/2012 tarihli ve 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanununun;
a) 7 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde yer alan “Bakanlar Kurulu” ibaresi “Cumhurbaşkanı” şeklinde değiştirilmiştir.
b) 21 nci maddesinin ikinci, üçüncü, dördüncü, beşinci, altıncı ve yedinci fıkraları yürürlükten kaldırılmıştır.
c) 37 nci maddesinden sonra gelmek üzere aşağıdaki ek madde eklenmiştir.
“EK MADDE 1- (1) Mevzuatta Ulusal İş Sağlığı ve Güvenliği Konseyine yapılmış olan atıflar, Cumhurbaşkanlığınca belirlenen kurul ve mercie yapılmış sayılır.””


6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu;
"Ulusal İş Sağlığı ve Güvenliği Konseyi
MADDE 21 – (1) Ülke genelinde iş sağlığı ve güvenliği ile ilgili politika ve stratejilerin belirlenmesi için tavsiyelerde bulunmak üzere Konsey kurulmuştur."

Yürürlülükten kaldırılan maddeler şu şekildedir:
"(2) Konsey, Bakanlık Müsteşarının başkanlığında aşağıda belirtilen üyelerden oluşur:
a) Bakanlık İş Sağlığı ve Güvenliği Genel Müdürü, Çalışma Genel Müdürü, İş Teftiş Kurulu Başkanı ve Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığından bir genel müdür.
b) Bilim, Sanayi ve Teknoloji, Çevre ve Şehircilik, Enerji ve Tabii Kaynaklar, Gıda, Tarım ve Hayvancılık, Kalkınma, Millî Eğitim ile Sağlık bakanlıklarından ilgili birer genel müdür.
c) Yükseköğretim Kurulu Başkanlığından bir yürütme kurulu üyesi, Devlet Personel Başkanlığından bir başkan yardımcısı.
ç) İşveren, işçi ve kamu görevlileri sendikaları üst kuruluşlarının en fazla üyeye sahip ilk üçünden, Türkiye Odalar ve Borsalar Birliğinden, Türkiye Esnaf ve Sanatkârları Konfederasyonundan, Türk Tabipleri Birliğinden, Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliğinden ve Türkiye Ziraat Odaları Birliğinden konuyla ilgili veya görevli birer yönetim kurulu üyesi. 
d) İhtiyaç duyulması hâlinde İş Sağlığı ve Güvenliği Genel Müdürünün teklifi ve Konseyin kararı ile belirlenen, iş sağlığı ve güvenliği konusunda faaliyet gösteren kurum veya kuruluşlardan en fazla iki temsilci.
(3) İkinci fıkranın (d) bendi kapsamında belirlenen Konsey üyeleri, iki yıl için seçilir ve üst üste iki olağan toplantıya katılmaz ise ilgili kurum veya kuruluşun üyeliği sona erer.
(4) Konseyin sekretaryası, İş Sağlığı ve Güvenliği Genel Müdürlüğünce yürütülür.
(5) Konsey, toplantıya katılanların salt çoğunluğu ile karar verir. Oyların eşitliği hâlinde başkanın oyu kararı belirler. Çekimser oy kullanılamaz.
(6) Konsey yılda iki defa olağan toplanır. Başkanın veya üyelerin üçte birinin teklifi ile olağanüstü olarak da toplanabilir.
(7) Konseyin çalışma usul ve esasları Bakanlık tarafından belirlenir."