İş Kazası sorgusu için yayınlar tarihe göre sıralanmış olarak gösteriliyor. Alaka düzeyine göre sırala Tüm yayınları göster
İş Kazası sorgusu için yayınlar tarihe göre sıralanmış olarak gösteriliyor. Alaka düzeyine göre sırala Tüm yayınları göster

14 Ocak 2026 Çarşamba

2026 Yılı İdari Para Cezaları

6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu kapsamında işverenlere uygulanabilecek 2026 yılı İSG idari para cezaları, yeniden değerleme oranına göre güncellenmiştir. 2026 yılında uygulanacak yeniden değerleme oranı %25,49 olarak belirlenmiştir.

Önemli: Görseldeki tutar uzman ve hekim için ayrı ayrıdır. İkisi de görevlendirilmemişse iki ayrı ceza uygulanır ve aykırılık sürdükçe ceza her ay tekrarlanır. İdari para cezasının tutarı yalnızca ihlal edilen maddeye göre belirlenmez. İşyerinin çalışan sayısı, tehlike sınıfı ve ihlalin devam edip etmediği de uygulanacak toplam tutarı etkileyebilir.

2026 Yılı İSG İdari Para Cezaları

İş sağlığı ve güvenliği yükümlülüklerine aykırılıklar için uygulanacak cezalar, ağırlıklı olarak 6331 sayılı Kanun’un 26’ncı maddesinde düzenlenmiştir. Risk değerlendirmesi yapılmaması, iş sağlığı ve güvenliği hizmetlerinin sağlanmaması, çalışanlara eğitim verilmemesi ve sağlık gözetiminin yerine getirilmemesi cezaya neden olabilecek başlıca aykırılıklar arasındadır.

2026 İSG İdari Para Cezaları Excel Dosyasını İndir

Dosya, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı tarafından yayımlanan resmî tablodur.

İSG İdari Para Cezasına Neden Olabilecek Başlıca Eksiklikler

  • İş güvenliği uzmanı ve işyeri hekimi görevlendirilmemesi
  • Risk değerlendirmesi yapılmaması veya güncellenmemesi
  • Acil durum planlarının hazırlanmaması
  • Çalışanlara iş sağlığı ve güvenliği eğitimi verilmemesi
  • Çalışanların sağlık gözetiminin yaptırılmaması
  • İş kazası ve meslek hastalıklarının bildirilmemesi
  • Çalışan temsilcisinin görevlendirilmemesi
  • İSG kurulunun oluşturulmaması veya kurul kararlarının uygulanmaması
  • Denetim sırasında istenen bilgi ve belgelerin sunulmaması
  • İşin durdurulması kararına uyulmaması
Dikkat: Bazı cezalar her bir çalışan için, bazıları ise aykırılığın devam ettiği her ay için ayrı ayrı uygulanabilir. Bu nedenle toplam ceza tutarı, tabloda görülen temel tutarın üzerinde olabilir.

İdari Para Cezalarını Önlemek İçin

İşyerinde yalnızca belge bulunması yeterli değildir. Risk değerlendirmesi, acil durum planı, çalışan eğitimleri, sağlık gözetimi ve diğer İSG çalışmalarının işyerinin güncel koşullarına uygun şekilde hazırlanması ve uygulanması gerekir. Çalışan sayısı, tehlike sınıfı, kullanılan ekipmanlar ve çalışma yöntemleri değiştiğinde ilgili çalışmaların yeniden değerlendirilmesi önemlidir.

Sık Sorulan Sorular

2026 yılı yeniden değerleme oranı kaçtır?

2026 yılında uygulanacak idari para cezalarının hesaplanmasında esas alınan yeniden değerleme oranı %25,49’dur.

İSG cezaları bütün işyerlerinde aynı mıdır?

Hayır. Uygulanacak tutar; ihlalin türüne, çalışan sayısına, işyerinin tehlike sınıfına ve aykırılığın devam süresine göre değişebilir.

Ceza her ay yeniden uygulanabilir mi?

Kanunda “aykırılığın devam ettiği her ay” uygulanacağı belirtilen cezalar, eksiklik giderilmediği sürece tekrar uygulanabilir.

Resmî ceza tablosuna nereden ulaşılır?

Güncel tabloya Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığının İdari Para Cezaları sayfasından ulaşılabilir.

Bu içerik genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. Somut olayda uygulanacak idari para cezası, yetkili idare tarafından işyerinin ve aykırılığın özelliklerine göre belirlenir.

1 Haziran 2023 Perşembe

Acil Durum Planı Nasıl Hazırlanır?

Acil Durum Planı hazırlamak için, bu konuyla ilgili yönetmelik olan İşyerlerinde Acil Durumlar Hakkında Yönetmelik ve Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı Acil Durum Planı hazırlama rehberini kullanabilirsiniz.

Yönetmelik ve Rehber detaylı bilgiler içeriyor. Ana başlıklarla yapılacaklara değinelim.

1- İşyeri için acil durumları tespit etmek, örneğin;

  • Yangın,
  • Patlama,
  • Sabotaj,
  • Doğal Afet (deprem, sel, fırtına, heyelan, göçük vb.),
  • KBRN (Kimyasal, Biyolojik, Radyolojik, Nükleer Tehditler),
  • Gıda Zehirlenmesi,
  • Salgın Hastalık,
  • İş Kazası vb.

2- Çevredeki işyerleri ve faaliyet konuları dikkate alınarak oluşturabilecek tehlikeler göz önüne alınacak.

3- Her bir acil durum için önleyici ve sınırlandırıcı tedbirlerin belirlenmeli,

4- Acil durum olması durumunda müdahale yönteminin belirlenmeli,

5- Her bir acil durum için tahliye yöntemi belirlenmeli. Toplanma yeri belirlenmeli. Her acil durum için toplanma yeri aynı olmayabilir. Hangi durumlarda sığınak kullanılacağı da mutlaka belirtilmeli.

6- Tahliye planı oluşturulmalı.

7- Acil durum ekipleri belirlenmeli.

Oluşturulan planın etkinliği için eğitim yapılmalı, tatbikat yapılmalı. Acil durum planı gerekli durumlarda iyileştirilmeli, güncellenmeli.


İşyerlerinde Acil Durumlar Hakkında Yönetmelik Ek-1’de acil durum planı hazırlanırken kullanılabilecek örnek form verilmiştir:


İşyerlerinde Acil Durumlar Hakkında Yönetmelik Linki:
İşyerlerinde Acil Durumlar Hakkında Yönetmelik Ekleri Linki:
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı Acil Durum Planı Hazırlama Rehberi
https://www.csgb.gov.tr/media/88211/acil-durum-plani-hazirlama-rehberi-2022.pdf

1 Ocak 2019 Salı

Çok Tehlikeli Sınıfta Yer Alan ve Ondan Fazla Çalışanı Bulunan İşyerlerinde İşsizlik Sigortası Primi İşveren Payı Teşvikinden Yararlanılmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Tebliğ

Çok Tehlikeli Sınıfta Yer Alan ve Ondan Fazla Çalışanı Bulunan İşyerlerinde İşsizlik Sigortası Primi İşveren Payı  Teşvikinden Yararlanılmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Tebliğ 31 Aralık 2018 tarihli Resmi Gazetede yayınlandı.

Amaç ve kapsam
MADDE 1 – (1) Bu Tebliğin amacı, 25/8/1999 tarihli ve 4447 sayılı İşsizlik Sigortası Kanununun ek 4 üncü maddesi gereğince üç yıl süreyle ölümlü veya sürekli iş göremezlikle sonuçlanan iş kazası meydana gelmeyen, çok tehlikeli sınıfta yer alan ve ondan fazla çalışanı bulunan işyerlerine sağlanacak işsizlik sigortası primi işveren payı teşvikinin usul ve esaslarını belirlemektir.
(2) Bu Tebliğ, 20/6/2012 tarihli ve 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu kapsamında çok tehlikeli sınıfta yer alan ve ondan fazla çalışanı bulunan işyerlerini kapsar.

Teşvikten yararlanmak için Kurumca yapılacak işlemler ve başvuru
MADDE 8 – (1) Bu Tebliğin 4 üncü maddesinde belirtilen şartlardan birinin sağlanmaması nedeniyle teşvik uygulamasına son verilmiş işverenler dışında teşvikten yararlanmak isteyen işverenler için başvuru şartı bulunmamaktadır. Sosyal Güvenlik İl Müdürlükleri/Sosyal Güvenlik Merkezlerine herhangi bir belge ibraz edilmesine gerek yoktur.
(2) İşyerinin, teşvikten yararlanılacak takvim yılından önceki üç yıl süreyle bu Tebliğin 4 üncü maddesinde aranılan tüm şartları sağlayıp sağlamadığı kurum sistemi tarafından otomatik olarak kontrol edilecektir. İşyerinin söz konusu şartları sağladığının tespit edilmesi durumunda,  işveren takip eden takvim yılından itibaren üç yıl süreyle bu teşvikten yararlanabilecektir.
Teşvikin hesaplanması
MADDE 9 – (1) Bu Tebliğin 4 üncü maddesinde aranılan şartların kurum sistemi tarafından otomatik olarak kontrol edilmesinin ardından, işsizlik sigortası primi işveren payı, teşvikten yararlanmaya esas şartların sağlandığı üç yıllık süreyi takip eden takvim yılının başından itibaren üç yıl süreyle her ay/dönem için ilgili ayda Kuruma bildirilen sigortalılara ilişkin prim ödeme gün sayısı dikkate alınmak suretiyle prime esas kazançlar üzerinden %1 olarak hesaplanarak tahsil edilir.
Örnek 1: Teşvikten yararlanan A işyerinin 2019/Ocak ayında her biri 30 gün çalışan 20 sigortalıyı toplam 80.000,00 TL prime esas kazanç üzerinden bildirdiği varsayıldığında, 2019/Ocak ayında bu sigortalılara ilişkin 80.000,00x0,01=800,00 TL işsizlik sigortası primi işveren hissesi uygulanacaktır.



24 Aralık 2018 Pazartesi

Çok tehlikeli sınıfta yer alıp ondan fazla çalışanı bulunan işyerlerine teşvik

23 Nisan 2015 tarihli Resmi Gazetede yayınlanan İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu İle Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 25. maddesine göre;

MADDE 25 – 4447 sayılı Kanuna aşağıdaki ek madde eklenmiştir.
“EK MADDE 4 – 20/6/2012 tarihli ve 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu kapsamında çok tehlikeli sınıfta yer alıp ondan fazla çalışanı bulunan ve üç yıl içinde ölümlü veya sürekli iş göremezlikle sonuçlanan iş kazası meydana gelmeyen işyerlerinde çalışanların işsizlik sigortası işveren payı teşvik olarak bir sonraki takvim yılından geçerli olmak üzere ve üç yıl süreyle %1 olarak alınır. Ölümlü veya sürekli iş göremezlikle sonuçlanan iş kazası meydana gelmesi hâlinde takip eden aydan itibaren bu teşvik uygulamasına son verilir. İşverenler bu fıkrada öngörülen şartları tekrar sağlamaları ve talepleri hâlinde bu teşvikten yeniden yararlanır. Türkiye genelinde birden fazla tescilli çok tehlikeli sınıfta yer alan işyeri bulunan işverenin 31/5/2006 tarihli ve 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında çalıştırılan toplam çalışan sayısı esas alınır.
Bu maddeye göre teşvikten yararlanan işverenlerden birinci fıkrada belirtilen iş kazalarını bildirmeyenler, iş kazasının meydana geldiği tarihten itibaren yararlandıkları primleri yasal faizi ile birlikte geri öderler ve bu teşvikten beş yıl süre ile yasaklanırlar. Haklarında yasaklama kararı verilen tüzel kişilerin şahıs şirketi olması hâlinde, şirket ortaklarının tamamı hakkında; sermaye şirketi olması hâlinde ise sermayesinin yarısından fazlasına sahip olan gerçek veya tüzel kişi ortaklar hakkında yasaklama kararı verilir. Haklarında yasaklama kararı verilenlerin gerçek veya tüzel kişi olması durumuna göre; ayrıca bir şahıs şirketinde ortak olmaları hâlinde bu şahıs şirketi hakkında da, sermaye şirketinde ortak olmaları hâlinde ise sermayesinin yarısından fazlasına sahip olmaları kaydıyla bu sermaye şirketi hakkında da aynı şekilde yasaklama kararı verilir.
Bu maddenin uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar Bakanlıkça belirlenir.”

4447 Sayılı Kanun; İşsizlik Sigortası Kanunu


11 Eylül 2018 Salı

İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu’na göre Sağlık Gözetimi ve Çalışanların Eğitimi


6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu’na göre;
Sağlık  gözetimi
MADDE 15 -
(1) İşveren;
a) Çalışanların işyerinde maruz kalacakları sağlık ve güvenlik risklerini dikkate alarak sağlık gözetimine tabi tutulmalarını sağlar.
b) Aşağıdaki hallerde çalışanların sağlık muayenelerinin yapılmasını sağlamak zorundadır:
1) İşe girişlerinde.
2) İş değişikliğinde.
3) İş kazası, meslek hastalığı veya sağlık nedeniyle tekrarlanan işten uzaklaşmalarından sonra işe dönüşlerinde talep etmeleri hâlinde.
4) İşin devamı süresince, çalışanın ve işin niteliği ile işyerinin tehlike sınıfına göre Bakanlıkça belirlenen düzenli aralıklarla.
(2) Tehlikeli ve çok tehlikeli sınıfta yer alan işlerde çalışacaklar, yapacakları işe uygun olduklarını belirten sağlık raporu olmadan işe başlatılamaz.
(3) Bu Kanun kapsamında alınması gereken sağlık raporları işyeri hekiminden alınır. 50’den az çalışanı bulunan ve az tehlikeli işyerleri için ise kamu hizmet sunucuları veya aile hekimlerinden de alınabilir. Raporlara itirazlar Sağlık Bakanlığı tarafından belirlenen hakem hastanelere yapılır, verilen kararlar kesindir.
(4) Sağlık gözetiminden doğan maliyet ve bu gözetimden kaynaklı her türlü ek maliyet işverence karşılanır, çalışana yansıtılamaz.
(5) Sağlık muayenesi yaptırılan çalışanın özel hayatı ve itibarının korunması açısından sağlık bilgileri gizli tutulur.

Madde 15'e uyulmaması durumunda 2018 yılı için uygulanacak İdari Para Cezası; 1.545.-TL / uyulmayan her çalışan için

Çalışanların eğitimi
MADDE 17 -
(1) İşveren, çalışanların iş sağlığı ve güvenliği eğitimlerini almasını sağlar. Bu eğitim özellikle; işe başlamadan önce, çalışma yeri veya iş değişikliğinde, iş ekipmanının değişmesi hâlinde veya yeni teknoloji uygulanması hâlinde verilir. Eğitimler, değişen ve ortaya çıkan yeni risklere uygun olarak yenilenir, gerektiğinde ve düzenli aralıklarla tekrarlanır.
(2) Çalışan temsilcileri özel olarak eğitilir.
(3) Mesleki eğitim alma zorunluluğu bulunan tehlikeli ve çok tehlikeli sınıfta yer alan işlerde, yapacağı işle ilgili mesleki eğitim aldığını belgeleyemeyenler çalıştırılamaz.
(4) İş kazası geçiren veya meslek hastalığına yakalanan çalışana işe başlamadan önce, söz konusu kazanın veya meslek hastalığının sebepleri, korunma yolları ve güvenli çalışma yöntemleri ile ilgili ilave eğitim verilir. Ayrıca, herhangi bir sebeple altı aydan fazla süreyle işten uzak kalanlara, tekrar işe başlatılmadan önce bilgi yenileme eğitimi verilir.
(5) Tehlikeli ve çok tehlikeli sınıfta yer alan işyerlerinde; yapılacak işlerde karşılaşılacak sağlık ve güvenlik riskleri ile ilgili yeterli bilgi ve talimatları içeren eğitimin alındığına dair belge olmaksızın, başka işyerlerinden çalışmak üzere gelen çalışanlar işe başlatılamaz.
(6) Geçici iş ilişkisi kurulan işveren, iş sağlığı ve güvenliği risklerine karşı çalışana gerekli eğitimin verilmesini sağlar.
(7) Bu madde kapsamında verilecek eğitimin maliyeti çalışanlara yansıtılamaz. Eğitimlerde geçen süre çalışma süresinden sayılır. Eğitim sürelerinin haftalık çalışma süresinin üzerinde olması hâlinde, bu süreler fazla sürelerle çalışma veya fazla çalışma olarak değerlendirilir.

Madde 17'ye uyulmaması durumunda 2018 yılı için uygulanacak İdari Para Cezası; 626.-TL / uyulmayan her çalışan için

24 Mayıs 2018 Perşembe

Çalışanların İş Sağlığı ve Güvenliği Eğitimlerinin Usul ve Esasları Hakkında Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik

Çalışanların İş Sağlığı ve Güvenliği Eğitimlerinin Usul ve Esasları Hakkında Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik 24 Mayıs 2018 tarihli Resmi Gazetede yayınlanmıştır.

Bazı maddeler şu şekildedir:

Temel eğitim: Asgari Ek-1’de belirtilen konuları içeren ve düzenli aralıklarla tekrarlanan eğitimi ifade eder.
İşveren, çalışanlarına asgari Ek-1’de belirtilen konuları içerecek şekilde temel eğitimlerin çalışan işe başladıktan sonra en kısa sürede verilmesini sağlar.
Bir işyerinde temel eğitimini tamamladıktan sonra yaptığı iş değişmeden yeni bir işyerinde çalışmaya başlayan çalışan, Ek-1’de yer alan eğitim programının tamamı tekrarlanmaksızın yeni başladığı işyerine özgü riskler ile korunma tedbirlerini içeren konularda üçüncü fıkra hükümlerine uygun olarak eğitilir. Çalışanın daha önceki işyerinde temel eğitimi tamamladığına dair belgelerinin kontrolünden işveren sorumludur. Bu çalışanların temel eğitimleri, çalışanın eğitimi tamamladığı tarihten itibaren yeni başladığı işyerinin tehlike sınıfına göre dördüncü fıkrada belirtilen düzenli aralıklar süresince geçerlidir. İşveren bu çalışanları ikinci fıkra hükümlerine uygun olarak ayrıca eğitir.
Ek-1 Eğitim Konuları Tablosu
  Eğitim Konuları
1. Genel konular
a) Çalışma mevzuatı ile ilgili bilgiler,
b) Çalışanların yasal hak ve sorumlulukları,
c) İşyeri temizliği ve düzeni,
ç) İş kazası ve meslek hastalığından doğan hukuki sonuçlar,
2. Sağlık konuları
a) Meslek hastalıklarının sebepleri,
b) Hastalıktan korunma prensipleri ve korunma tekniklerinin uygulanması,
c) Biyolojik ve psikososyal risk etmenleri,
ç) İlkyardım,
d) Tütün ürünlerinin zararları ve pasif etkilenim,
3. Teknik konular
a) Kimyasal, fiziksel ve ergonomik risk etmenleri,
b) Elle kaldırma ve taşıma,
c) Parlama, patlama, yangın ve yangından korunma,
ç) İş ekipmanlarının güvenli kullanımı,
d) Ekranlı araçlarla çalışma,
e) Elektrik, tehlikeleri, riskleri ve önlemleri,
f) İş kazalarının sebepleri ve korunma prensipleri ile tekniklerinin uygulanması,
g) Güvenlik ve sağlık işaretleri,
ğ) Kişisel koruyucu donanım kullanımı,
h) İş sağlığı ve güvenliği genel kuralları ve güvenlik kültürü,
ı) Tahliye ve kurtarma,
4. Diğer konular (çalışanın yaptığı işe özgü yüksekte çalışma, kapalı ortamda çalışma, radyasyon riskinin bulunduğu ortamlarda çalışma, kaynakla çalışma, özel risk taşıyan ekipman ile çalışma, kanserojen maddelerin yol açtığı olası sağlık riskleri ve benzeri)
a)…

İşe başlama eğitimi: Çalışan fiilen çalışmaya başlamadan önce, çalışanın yapacağı işe, varsa kullanacağı iş ekipmanına ve işyerine özgü iş sağlığı ve güvenliği tedbirlerini içeren konularda uygulamalı olarak verilen eğitimi ifade eder.
İşveren, çalışan fiilen çalışmaya başlamadan önce, işe başlama eğitimi almasını sağlar. Bu eğitimler işverence veya işveren tarafından görevlendirilen bilgi sahibi ve deneyimli çalışanlarca verilebilir. İşe başlama eğitimleri, temel eğitimlerin gerçekleştirilmesine kadar geçen sürede çalışanın tehlike ve risklere karşı korunmasını sağlayacak nitelikte olmalı ve uygulamalı olarak verilmelidir. İşe başlama eğitimi her çalışan için en az iki saat olarak düzenlenir. Bu eğitimlerde geçen süreler temel eğitim sürelerinden sayılmaz.

Yönetmeliğin değişiklikleri işlenmiş hali:
Linki: 

11 Temmuz 2017 Salı

Çalışan Sirkülasyonu ile İş Kazaları İlişkisi

Dönüşen Adam'ın makalesi güzel bir konuya değindiği için paylaşmak istedim. Makaleye göre;
"Çalışan sirkülasyonundaki artış iş kazalarını tetikler mi?
Cevaplamak kısa ve net: Evet kesinlikle!
Konuya hassasiyet gösteren iş sağlığı ve güvenliği yönetim sistemlerinde çok kritik olan parametrelerden birisi işgücü devir oranıdır. Bu sayılardaki artış, iş kazası oranlarını olumsuz yönde değiştirebiliyor. Hem tehlikeli ve çok tehlikeli grupta yer alıp, hem de devir oranları bu kadar yüksek olunca risklerimizi yönetmek zorlaşıyor.
Devir oranı % 4'ü geçtiği zaman iş sağlığı ve güvenliği (İSG) ekibinin bu konuyu normalden daha fazla dikkate alması gerekiyor."
Makalenin tümü için:

16 Mart 2017 Perşembe

6331 sayılı Kanunda İş Kazası Tanımı

6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanununa göre İş Kazası tanımı:
İş kazası: İş yerinde veya işin yürütümü nedeniyle meydana gelen, ölüme sebebiyet veren veya vücut bütünlüğünü ruhen ya da bedenen engelli hâle getiren olayı, ifade eder.
6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu uyarınca iş kazaları ve meslek hastalıklarının bildirimi ile süresinde yapılmayan bildirimler sebebiyle SGK'ca uygulanan idari para cezalarının uygulanmasında ve iş kazalarının soruşturulmasında yaşanan tereddütlerle ilgili olarak 29/09/2016 tarihli 2016/21 sayılı Genelgede yapılan değişiklikler konulu 2017/11 sayılı SGK Genelgesi:
http://www.alomaliye.com/2017/03/13/sgk-genelgesi-201711-is-kazasi/

10 Haziran 2016 Cuma

İş Kazası Durumunda Açılabilecek Davalar

CEZA DAVASI
5237 Sayılı Türk Ceza Kanunu’na göre Hayata Karşı Suçlar şu şekildedir;

A- Öldürme Suçları
1- Öldürme Suçu
1- Kasten Öldürme Suçu
1.1 Doğrudan Kastla
1.2 Olası Kastla
İş Kazası tabiri ile kast tabiri normal şartlar altında uyuşmamaktadır. Çalışanların 6331 Sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu Madde 13’e göre “Çalışmaktan Kaçınma Hakkı” bulunmaktadır. İşverenin öngöremediği tehlike halinde çalışanlar bu hakkını kullanmalıdır.

2- Taksirle Öldürme Suçu (Madde 85 - 2 ila 6 yıl - birden fazla insan için 2 ila 15 yıl hapis cezası)
2.1 Bilinçsiz Taksir
2.2 Bilinçli Taksir

B- Yaralama Suçları
1- Kasten Yaralama Suçu
2- Taksirle Yaralama Suçu (Madde 89- 3 ay ila 1 yıl hapis cezası)

İş Kazalarında açılan ceza davaları;  taksir davalarıdır. “Taksir, dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırılık dolayısıyla, bir davranışın suçun kanuni tanımında belirtilen neticesi öngörülmeyerek gerçekleştirilmesidir.” 5237 Sayılı TCK Madde 22/2

TAZMİNAT DAVALARI
6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu’na göre Haksız Fiillerden Doğan Borç İlişkileri maddesine göre;
“Zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır. Uğranılan zararın miktarı tam olarak ispat edilemiyorsa hâkim, olayların olağan akışını ve zarar görenin aldığı önlemleri göz önünde tutarak, zararın miktarını hakkaniyete uygun olarak belirler.” 6098 Sayılı TBK Madde 50

1- Maddi Tazminat
Ölüm hâlinde:
1. Cenaze giderleri
2. Ölüm hemen gerçekleşmemişse tedavi giderleri ile çalışma gücünün azalmasından ya da yitirilmesinden doğan kayıplar.
3. Ölenin desteğinden yoksun kalan kişilerin bu sebeple uğradıkları kayıplar.
b. Bedensel zarar
Bedensel zararlar halinde:
1. Tedavi giderleri.
2. Kazanç kaybı.
3. Çalışma gücünün azalmasından ya da yitirilmesinden doğan kayıplar.
4. Ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan kayıplar.

2- Destekten Yoksun Kalma Tazminatı
İşverenin kusuru sonucunda iş kazasına uğrayan çalışanın ölümü halinde; ölen çalışanın yardımına muhtaç olan desteğinden yoksun kalanlar, Destekten Yoksun Kalma Tazminatı talebinde bulunabilirler.

3- Manevi Tazminat
“Hâkim, bir kimsenin bedensel bütünlüğünün zedelenmesi durumunda, olayın özelliklerini göz önünde tutarak, zarar görene uygun bir miktar paranın manevi tazminat olarak ödenmesine karar verebilir.
Ağır bedensel zarar veya ölüm hâlinde, zarar görenin veya ölenin yakınlarına da manevi tazminat olarak uygun bir miktar paranın ödenmesine karar verilebilir.” 6098 Sayılı TBK Madde 56



SGK RÜCU DAVALARI
5510 Sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’na göre;
MADDE 21/1- İş kazası ve meslek hastalığı, işverenin kastı veya sigortalıların sağlığını koruma ve iş güvenliği mevzuatına aykırı bir hareketi sonucu meydana gelmişse, Kurumca sigortalıya veya hak sahiplerine bu Kanun gereğince yapılan veya ileride yapılması gereken ödemeler ile bağlanan gelirin başladığı tarihteki ilk peşin sermaye değeri toplamı, sigortalı veya hak sahiplerinin işverenden isteyebilecekleri tutarlarla sınırlı olmak üzere, Kurumca işverene ödettirilir. İşverenin sorumluluğunun tespitinde kaçınılmazlık ilkesi dikkate alınır.
MADDE 21/4- İş kazası, meslek hastalığı ve hastalık, üçüncü bir kişinin kusuru nedeniyle meydana gelmişse, sigortalıya ve hak sahiplerine yapılan veya ileride yapılması gereken ödemeler ile bağlanan gelirin başladığı tarihteki ilk peşin sermaye değerinin yarısı, zarara sebep olan üçüncü kişilere ve şayet kusuru varsa bunları çalıştıranlara rücû edilir.
MADDE 76/4- İş kazası ile meslek hastalığı, işverenin kastı veya genel sağlık sigortalısının iş sağlığını koruma ve iş güvenliği ile ilgili mevzuat hükümlerine aykırı hareketi sonucu olmuşsa, Kurumca yapılan sağlık hizmeti giderleri işverene tazmin ettirilir. İşverenin sorumluluğunun tespitinde kaçınılmazlık ilkesi dikkate alınır.

Rücuya esas alınacak konular;
a) Sigortalıya ödenen geçici iş göremezlik ödeneği,
b) Sigortalıya bağlanan sürekli iş göremezlik geliri (bakiye ömre göre hesaplama yapılıyor),
c) İş kazası veya meslek hastalığı sonucu ölen sigortalının hak sahiplerine bağlanan gelir,
d) Gelir bağlanmış olan kız çocuklarına evlenme ödeneği,
e) İş kazası ve meslek hastalığı sonucu ölen sigortalı için cenaze ödeneği,
f) Sağlık yardımları.

3 Mart 2016 Perşembe

Yıllık İSG Planı Örneği

PLANLAMA
YAPILACAK İŞ

Yeni işe giriş muayeneleri

Yeni işe girişler için oryantasyon ve İSG Temel Eğitimi

Yeni işe girişler için çalışma talimatlarının verilmesi
Ocak
Yıllık eğitim planına İSG eğitimlerinin girilmesi
Ocak
İSG hedeflerinin kontrolü ve yeni hedef belirlenmesi
Ocak
Kompresörün periyodik kontrolünün yapılması
Ocak
Acil durum tatbikatı yapılacak
Ocak
Yangın Eğitimi ve Tatbikatı
Şubat
Gerekli personele 3 temel testin yapılması
Şubat
Sağlık Raporlarının güncellenmesi
Mart
İSG-1 eğitimi ve sertifikalanması
Nisan
Acil Durum Ekiplerinin oluşturulması, eğitimi (50 kişiden fazla işyerleri, 50 kişiden azsa Destek Elemanı/Elemanları sorumludur.)
Nisan
Çalışan Temsilcisi ve Destek Elemanı eğitimi
Mayıs
İSG-2 eğitimi ve sertifikalanması
Haziran
Kaldırma ekipmanlarının periyodik kontrollerinin yapılması
Ağustos
Yangın tüpleri periyodik kontrolü
Eylül
İSG-3 eğitimi ve sertifikalanması
Eylül
Elektrik tesisatı kontrolü
Eylül
Elektrik tesisatı topraklama ölçümünün yapılması
Eylül
Paratoner kontrolü
Ekim
Risk değerlendirmesi yapılması (gerekliyse)
Kasım
İSG-4 eğitimi ve sertifikalanması
Aralık
İlk yardım eğitimi ve ekiplerinin belirlenmesi
Aralık
Özlük dosyaları güncellenecek
Aralık
İş kazası bildirim formları ve kayıp zamanlar tutulacak
Aralık
Yıllık değerlendirme raporu hazırlanması

18 Şubat 2016 Perşembe

Risk Değerlendirmesinin Yenilenmesi

Yapılmış olan risk değerlendirmesinin tehlike sınıfına göre yenilenme periyodu;
•Az Tehlikeli işlerde 6 yılda bir,
•Tehlikeli işlerde 4 yılda bir,
•Çok Tehlikeli işlerde 2 yılda birdir.

Aşağıda belirtilen durumlarda ortaya çıkabilecek yeni risklerin, işyerinin tamamını veya bir bölümünü etkiliyor olması göz önünde bulundurularak risk değerlendirmesi tamamen veya kısmen yenilenir.
a) İşyerinin taşınması veya binalarda değişiklik yapılması.
b) İşyerinde uygulanan teknoloji, kullanılan madde ve ekipmanlarda değişiklikler meydana gelmesi.
c) Üretim yönteminde değişiklikler olması.
ç) İş kazası, meslek hastalığı veya ramak kala olay meydana gelmesi.
d) Çalışma ortamına ait sınır değerlere ilişkin bir mevzuat değişikliği olması.
e) Çalışma ortamı ölçümü ve sağlık gözetim sonuçlarına göre gerekli görülmesi.
f) İşyeri dışından kaynaklanan ve işyerini etkileyebilecek yeni bir tehlikenin ortaya çıkması.