Risk sorgusu için yayınlar tarihe göre sıralanmış olarak gösteriliyor. Alaka düzeyine göre sırala Tüm yayınları göster
Risk sorgusu için yayınlar tarihe göre sıralanmış olarak gösteriliyor. Alaka düzeyine göre sırala Tüm yayınları göster

26 Nisan 2026 Pazar

Kurumsal Yapılarda İSG Sistemi Nasıl Yeniden Etkinleştirilir? | İSG Restart Kılavuzu (PDF)

Kurumsal yapılarda İSG sistemi çoğu zaman tamamen eksik değildir; çoğu zaman yorgundur, dağılmıştır, önceliklerini kaybetmiştir veya bazı riskleri artık görünür kılamıyordur. Prosedürler, risk değerlendirmeleri, kurul kararları ve kayıtlar mevcut olsa da sahada tekrar eden uygunsuzluklar, kapanmayan aksiyonlar, geç bildirilen riskli işler ve normalleşen tehlikeler nedeniyle sistem zaman içinde fiilen zayıflayabilir.

Bu nedenle hazırladığım Kurumsal Yapılar İçin İSG Restart Kılavuzu, mevcut İSG sisteminin fiili etkinliğini değerlendirmek, kör noktaları görünür hale getirmek ve risk bazlı öncelikli aksiyonları yönetmek için hazırlanmıştır. Bu İSG kılavuzu, sistemi sıfırdan kurmayı değil; mevcut yapıyı daha görünür, daha yönetilebilir ve daha etkili hale getirmeyi amaçlamaktadır.

Kılavuzda; açık risklerin konsolidasyonu, işletme körlüğü, bildirim ve eskalasyon yaklaşımı, Değişiklik Yönetimi (MOC), kapanmayan aksiyonlarda yaşlandırma mantığı, yatırım / proje gerektiren açık aksiyonların yönetimi, taşeron kontrolü ve ilk 30 günlük stabilizasyon planı gibi kurumsal İSG yönetimi açısından kritik başlıklar yer almaktadır.

PDF kılavuzu indirebilirsiniz.

İngilizce HSE versiyonu da ayrıca sunulmuştur.

16 Nisan 2026 Perşembe

İşyerine Özel İSG Hizmetleri | Acil Durum Krokisi ve İşe Özgü İSG Eğitimleri

İşyerine Özel İSG Hizmetleri

Her işyeri farklıdır. Her işyerinin riskleri ve ihtiyaçları da farklıdır. İşyerinize özel İSG çözümleri sunuyorum. Acil durum krokileri ve işe özgü İSG eğitimleri öncelikli çalışma alanlarımdır.

Acil Durum Tahliye Krokileri

İşyerinin fiziki yapısı, kullanım alanları, kaçış yolları ve acil durum ekipmanları dikkate alınarak işletmeye özel tahliye krokileri hazırlanır.

Hazır bir şablon yerine işyerinizin gerçek yerleşimine göre hazırlanmış bir çalışma elde edersiniz.

Acil Durum Krokisi Hizmetini İnceleyin →

İşe Özgü İSG Eğitimleri

İSG eğitimlerinin çalışanların gerçekten karşılaştığı tehlike ve riskleri anlatması gerekir. Bu nedenle standart ve her işyerinde aynı şekilde kullanılan sunumlar yerine, işletmenin faaliyet alanı ve yapılan işler dikkate alınarak işe özgü eğitim içerikleri hazırlanır.

Amaç, yalnızca eğitim vermek değil; çalışanın yaptığı işle karşılaştığı risk arasında doğrudan bağlantı kurmasını sağlamaktır.

İşe Özgü İSG Eğitimlerini İnceleyin →

İşyerine Özel İSG Çalışmaları

İşyerinin faaliyet alanına ve ihtiyacına bağlı olarak eğitim ve acil durum çalışmalarını destekleyen farklı İSG materyalleri de hazırlanabilir.

Hazırlanmış örnekleri görmek için İSG Afişleri & Levhaları sayfasını inceleyebilirsiniz.

İşyeriniz İçin Çalışma Talep Edebilirsiniz

Acil durum tahliye krokisi, işe özgü İSG eğitim içeriği veya işyerinize özel bir İSG çalışması hakkında bilgi almak için benimle iletişime geçebilirsiniz.

E-posta: guvenlikkulturu@gmail.com

Hakkımda & İletişim →

Not: Çalışmanın kapsamı, işyerinin özellikleri ve talep edilen içeriğe göre değerlendirilerek belirlenir.

6 Nisan 2026 Pazartesi

Çalışanların İSG Eğitimleri Yönetmeliği Değişti: 2 Nisan 2026 Sonrası İşverenleri Neler Bekliyor?

2 Nisan 2026 tarihli ve 33212 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan yeni Çalışanların İş Sağlığı ve Güvenliği Eğitimlerinin Usul ve Esasları Hakkında Yönetmelik yürürlüğe girdi. Yeni düzenleme ile 2013 tarihli eski yönetmelik kaldırıldı ve çalışanlara verilecek İSG eğitimleri yeniden yapılandırıldı. Bu değişiklik, özellikle işverenler, insan kaynakları birimleri, OSGB’ler ve iş güvenliği profesyonelleri açısından önemli sonuçlar doğuruyor.

Özet

İşe başlamadan önce İSG yönünden eğitim/bilgilendirme yükümlülüğü yeni bir kavram değildir. Ancak 2 Nisan 2026 tarihli yeni Yönetmelik ile “işe başlama eğitimi”, ilk kez ayrı bir eğitim türü olarak açıkça tanımlanmış; süresi, yöntemi ve belgelendirme usulü netleştirilmiştir.

Bunun yanında, temel İSG eğitiminin en geç 3 ay içinde tamamlanması zorunlu hale gelmiştir. Temel eğitimin bazı bölümleri uzaktan veya hibrit yöntemlerle verilebilse de, işe ve işyerine özgü risk eğitimleri özellikle tehlikeli ve çok tehlikeli işyerlerinde standart online içerikle geçiştirilemez. Aynı şekilde belgelendirme, kayıt ve özlük dosyası arşivi de artık denetim ve ispat bakımından çok daha kritik hale gelmiştir.  

Linki: https://www.resmigazete.gov.tr/eskiler/2026/04/20260402-2.htm


Yeni Yönetmelikle Gelen Başlıca Değişiklikler

1. İşe Başlama Eğitimi Artık Ayrı Bir Zorunluluk

Yeni düzenlemenin en önemli yeniliği, işe başlama eğitiminin artık ayrı bir eğitim türü olarak tanımlanmasıdır. Bu eğitim, çalışanın yapacağı iş, kullanacağı ekipman, çalışma ortamındaki riskler ve işyerine özgü İSG tedbirlerini kapsar. En kritik nokta ise şudur: Bu eğitim, çalışan fiilen işe başlamadan önce verilmelidir.

2. İşe Başlama Eğitimi En Az 2 Saat ve Uygulamalı Olmalı

Yeni yönetmeliğe göre işe başlama eğitimi:

  • en az 2 saat olmalı,
  • temel eğitimden ayrı değerlendirilmeli,
  • yüz yüze ve uygulamalı yapılmalı,
  • eğitim sonunda tutanak altına alınmalı,
  • kayıtlar özlük dosyasında saklanmalıdır.

Bu nedenle işe giriş süreçlerinde standart prosedürü olmayan işverenlerin mutlaka yeni bir uyum planı oluşturması gerekir.

3. Temel İSG Eğitimi En Geç 3 Ay İçinde Tamamlanmalı

İşveren, temel İSG eğitimini çalışanın işe başlamasından sonra en kısa sürede, ancak en geç 3 ay içinde tamamlamak zorundadır. 

4. Uzaktan Eğitim Genişledi Ama Sınırsız Değil

Yeni yönetmelik, temel eğitimin uygun bölümleri için uzaktan veya hibrit eğitim imkânını genişletiyor. Ancak bu durum, tüm eğitimlerin online verilebileceği anlamına gelmez. Özellikle:

  • işe başlama eğitimi mutlaka yüz yüze olmalı,
  • işe ve işyerine özgü risk eğitimleri, özellikle tehlikeli ve çok tehlikeli işyerlerinde, standart uzaktan içerikle tamamlanmış sayılmamalıdır.

5. İşyeri Özel Risk Eğitimi Artık Gerçekten “İşyerine Özel” Olmalı

Ek-1’de yer alan işe ve işyerine özgü riskler bölümü, özellikle tehlikeli ve çok tehlikeli sınıfta yer alan işyerlerinde artık mutlaka işyerine özel hazırlanmalıdır. Bu bölüm hazırlanırken;

  • risk değerlendirmesi,
  • acil durum planı,
  • varsa patlamadan korunma dokümanı,
  • diğer İSG dokümanları

esas alınmalıdır. Artık genel video, standart sunum veya hazır modüllerle bu bölümün tamamlandığını savunmak çok daha riskli hale gelmiştir.

6. Belgelendirme ve Arşiv Süreci Daha Kritik Hale Geldi

Yeni düzenleme sonrası işverenin temel yükümlülüğü;

  • eğitim katılımını kayıt altına almak,
  • gerekli eğitim belgelerini düzenlemek,
  • bu belgeleri çalışanın özlük dosyasında saklamaktır.

Çalışana ayrıca bir nüsha verilmesi açık bir zorunluluk olarak değil, güçlü bir iyi uygulama olarak değerlendirilebilir. Ancak denetim, ispat kolaylığı ve iş ilişkilerinde pratiklik açısından bu yöntem son derece faydalıdır.

14 Ocak 2026 Çarşamba

2026 Yılı İdari Para Cezaları

6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu kapsamında işverenlere uygulanabilecek 2026 yılı İSG idari para cezaları, yeniden değerleme oranına göre güncellenmiştir. 2026 yılında uygulanacak yeniden değerleme oranı %25,49 olarak belirlenmiştir.

Önemli: Görseldeki tutar uzman ve hekim için ayrı ayrıdır. İkisi de görevlendirilmemişse iki ayrı ceza uygulanır ve aykırılık sürdükçe ceza her ay tekrarlanır. İdari para cezasının tutarı yalnızca ihlal edilen maddeye göre belirlenmez. İşyerinin çalışan sayısı, tehlike sınıfı ve ihlalin devam edip etmediği de uygulanacak toplam tutarı etkileyebilir.

2026 Yılı İSG İdari Para Cezaları

İş sağlığı ve güvenliği yükümlülüklerine aykırılıklar için uygulanacak cezalar, ağırlıklı olarak 6331 sayılı Kanun’un 26’ncı maddesinde düzenlenmiştir. Risk değerlendirmesi yapılmaması, iş sağlığı ve güvenliği hizmetlerinin sağlanmaması, çalışanlara eğitim verilmemesi ve sağlık gözetiminin yerine getirilmemesi cezaya neden olabilecek başlıca aykırılıklar arasındadır.

2026 İSG İdari Para Cezaları Excel Dosyasını İndir

Dosya, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı tarafından yayımlanan resmî tablodur.

İSG İdari Para Cezasına Neden Olabilecek Başlıca Eksiklikler

  • İş güvenliği uzmanı ve işyeri hekimi görevlendirilmemesi
  • Risk değerlendirmesi yapılmaması veya güncellenmemesi
  • Acil durum planlarının hazırlanmaması
  • Çalışanlara iş sağlığı ve güvenliği eğitimi verilmemesi
  • Çalışanların sağlık gözetiminin yaptırılmaması
  • İş kazası ve meslek hastalıklarının bildirilmemesi
  • Çalışan temsilcisinin görevlendirilmemesi
  • İSG kurulunun oluşturulmaması veya kurul kararlarının uygulanmaması
  • Denetim sırasında istenen bilgi ve belgelerin sunulmaması
  • İşin durdurulması kararına uyulmaması
Dikkat: Bazı cezalar her bir çalışan için, bazıları ise aykırılığın devam ettiği her ay için ayrı ayrı uygulanabilir. Bu nedenle toplam ceza tutarı, tabloda görülen temel tutarın üzerinde olabilir.

İdari Para Cezalarını Önlemek İçin

İşyerinde yalnızca belge bulunması yeterli değildir. Risk değerlendirmesi, acil durum planı, çalışan eğitimleri, sağlık gözetimi ve diğer İSG çalışmalarının işyerinin güncel koşullarına uygun şekilde hazırlanması ve uygulanması gerekir. Çalışan sayısı, tehlike sınıfı, kullanılan ekipmanlar ve çalışma yöntemleri değiştiğinde ilgili çalışmaların yeniden değerlendirilmesi önemlidir.

Sık Sorulan Sorular

2026 yılı yeniden değerleme oranı kaçtır?

2026 yılında uygulanacak idari para cezalarının hesaplanmasında esas alınan yeniden değerleme oranı %25,49’dur.

İSG cezaları bütün işyerlerinde aynı mıdır?

Hayır. Uygulanacak tutar; ihlalin türüne, çalışan sayısına, işyerinin tehlike sınıfına ve aykırılığın devam süresine göre değişebilir.

Ceza her ay yeniden uygulanabilir mi?

Kanunda “aykırılığın devam ettiği her ay” uygulanacağı belirtilen cezalar, eksiklik giderilmediği sürece tekrar uygulanabilir.

Resmî ceza tablosuna nereden ulaşılır?

Güncel tabloya Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığının İdari Para Cezaları sayfasından ulaşılabilir.

Bu içerik genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. Somut olayda uygulanacak idari para cezası, yetkili idare tarafından işyerinin ve aykırılığın özelliklerine göre belirlenir.

5 Eylül 2024 Perşembe

Hayatın Her Alanında Risk Yönetimi Gerekir

Bugün farklı bir konuya değinmek istiyorum. Aslında hayatta karşılaştığımız her konu için risk yönetimi yapılması gerekli.

Maaşlı çalışan olmak, düzenli gelir ve daha az sorumluluk gibi avantajlar sunarken, işveren olmak özgürlük ve daha büyük kazanç potansiyeli gibi cazip fırsatlar sağlar. Ancak her iki tarafın da belirli dezavantajları ve riskleri bulunmaktadır. İşyeri açmanın risklerini doğru değerlendirmek; finansal planlama ve yönetim becerileri ile bu süreci en aza indirmek gerekir.

Maaşlı Çalışma:

Maaşlı Çalışmanın Avantajları:

Finansal Güvence: Maaşlı çalışanlar, sabit ve düzenli bir gelir elde ederler. Bu da bireylerin geleceğini planlamalarını kolaylaştırır.

Sosyal Haklar: Çoğu işyerinde sigorta, emeklilik, sağlık hizmetleri ve yıllık izin gibi sosyal haklardan faydalanma imkânı sunulur.

Daha Az Sorumluluk: İş yerinde genellikle daha sınırlı bir sorumluluk alanı bulunur ve iş yükü işveren tarafından belirlenir.

İş ve Özel Hayat Dengesi: Maaşlı çalışanlar, genellikle belirli saatlerde çalışır ve işten çıktıklarında özel hayatlarına odaklanabilirler.


Maaşlı Çalışmanın Dezavantajları:

Gelir Sınırı: Maaşlı çalışanlar, belirli bir gelir düzeyinde sıkışabilir ve kazançlarını artırmak için sınırlı seçenekleri olur.

Kariyer İlerlemesi Kısıtlılığı: Hiyerarşik yapılar içerisinde yükselmek zaman alabilir ve iş yerinde bireysel inisiyatif alma şansı az olabilir.

Rutin İşler: Sürekli aynı işlerle meşgul olmak, bir süre sonra monotonlaşabilir ve çalışanlar motivasyon kaybı yaşayabilir.

Bağımsızlık Eksikliği: Maaşlı çalışanlar, işverenin beklentilerine bağlıdır ve iş süreçlerinde fazla özgürlük sahibi olamazlar.


İşveren Olmak:

İşveren Olmanın Avantajları:

Bağımsızlık: Kendi işini kuran işverenler, karar alma süreçlerinde özgürdürler ve işin genel yönünü kendileri belirleyebilirler.

Gelir Potansiyeli: Başarılı bir iş modeli oluşturulursa, işverenin kazancı sınırsız olabilir ve maaşlı bir çalışana kıyasla çok daha fazla gelir elde edebilir.

Yaratıcılık ve Yenilik: İşverenler, iş süreçlerinde yenilikçi fikirleri uygulama ve farklı stratejiler geliştirme özgürlüğüne sahiptir.

Esnek Çalışma Saatleri: İşverenler, işlerini yönetirken kendi çalışma saatlerini belirleyebilirler, bu da daha esnek bir çalışma düzeni sağlayabilir.


İşveren Olmanın Dezavantajları:

Büyük Sorumluluk: İşveren olmak, hem finansal hem de operasyonel açıdan büyük bir sorumluluğu beraberinde getirir. İşin başarısızlığı, doğrudan işverenin sorumluluğundadır.

Stres: Sürekli değişen piyasa koşulları, çalışan yönetimi ve müşteri memnuniyeti gibi konular, işveren üzerinde büyük bir baskı oluşturabilir.

Düzenli Gelir Eksikliği: Kazanç garanti altında olmadığı için finansal zorluklar yaşanabilir.

Çalışma Saatleri: İlk etapta kendi işinin patronu olmak cazip gelse de, işverenler genellikle uzun saatler çalışmak zorunda kalabilirler. İşin her alanında sorumluluk taşıdıkları için iş-özel hayat dengesi zorlayıcı olabilir.


İşyeri Açmanın Riskleri

Finansal Risk: Yeni bir iş kurmanın en büyük riski, sermaye kaybıdır. Yatırımın geri dönüşünün beklendiği gibi olmaması, işyerinin kapanmasına yol açabilir. Ayrıca, işin sürekliliği sağlanmadığında iflas riski de vardır.

Piyasa Belirsizliği: Ekonomik dalgalanmalar, müşteri taleplerinin değişmesi veya rekabetin artması gibi dış faktörler işyerini olumsuz etkileyebilir. Piyasadaki bu belirsizlikler, işin başarısız olmasına neden olabilir.

Yasal ve Düzenleyici Riskler: İşletme sahipleri, çeşitli yasal düzenlemelerle uyumlu olmak zorundadır. Vergi yükümlülükleri, işçi hakları ve çevre yasaları gibi konularda yapılacak hatalar ciddi cezalar doğurabilir.

Rekabet: Yeni bir iş kurarken, aynı sektördeki güçlü rakiplerle mücadele etmek zorunda kalabilirsiniz. Rekabet üstünlüğü sağlayamamak, işyerinin başarısız olmasına neden olabilir.

İşletme Yönetimi Zorlukları: İşin finansal yönetimi, müşteri ilişkileri, pazarlama ve insan kaynakları gibi birçok farklı alanında etkin yönetim gereklidir. Bu alanlardaki zayıflıklar, işletmenin verimliliğini düşürebilir ve risk oluşturabilir.

Personel Riski: İşyerinin başarısı, çalışanların yeteneklerine ve işlerine bağlıdır. Yanlış işe alımlar veya çalışanların işyerinden memnuniyetsizliği, işletmenin performansını olumsuz etkileyebilir.



20 Ekim 2023 Cuma

Kimyasal Maddelerle Çalışmalarda Sağlık Ve Güvenlik Önlemleri Hakkında Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik - 20 Ekim 2023

Kimyasal Maddelerle Çalışmalarda Sağlık Ve Güvenlik Önlemleri Hakkında Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik 20 Ekim 2023 tarihli Resmi Gazetede yayınlanarak yürürlüğe girmiştir.

Linki: https://www.resmigazete.gov.tr/eskiler/2023/10/20231020-1.htm

Yönetmeliğin Değişiklikleri İşlenmiş Linki: https://www.mevzuat.gov.tr/mevzuat?MevzuatNo=18709&MevzuatTur=7&MevzuatTertip=5

YÖNETMELİK

"Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığından:

KİMYASAL MADDELERLE ÇALIŞMALARDA SAĞLIK VE GÜVENLİK

ÖNLEMLERİ HAKKINDA YÖNETMELİKTE DEĞİŞİKLİK

YAPILMASINA DAİR YÖNETMELİK

MADDE 1- 12/8/2013 tarihli ve 28733 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Kimyasal Maddelerle Çalışmalarda Sağlık ve Güvenlik Önlemleri Hakkında Yönetmeliğin 3 üncü maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

“MADDE 3- (1) Bu Yönetmelik, 6331 sayılı Kanunun 30 uncu maddesine dayanılarak hazırlanmıştır.”

MADDE 2- Aynı Yönetmeliğin 4 üncü maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

“MADDE 4- (1) Bu Yönetmelikte geçen;

a) Bakanlık: Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığını,

b) Biyolojik sınır değeri: Kimyasal maddenin ve metabolitinin uygun biyolojik ortamdaki konsantrasyonunun ve etki göstergesinin üst sınırını,

c) Kimyasal madde: Doğal halde bulunan, üretilen, herhangi bir işlem sırasında kullanılan veya atıklar da dâhil olmak üzere ortaya çıkan, bizzat üretilmiş olup olmadığına veya piyasaya arz olunup olunmadığına bakılmaksızın her türlü element, bileşik veya karışımları,

ç) Kimyasal maddelerin kullanıldığı işlemler: Bu maddelerin üretilmesi, işlenmesi, kullanılması, depolanması, taşınması, atık ve artıkların arıtılması veya uzaklaştırılması işlemlerini,

d) Mesleki maruziyet sınır değeri: Başka şekilde belirtilmedikçe, belirli bir referans sürede çalışanların solunum bölgesindeki havada bulunan kimyasal madde konsantrasyonunun zaman ağırlıklı ortalamasının üst sınırını (TWA, STEL) veya çalışma süresinin herhangi bir anında çalışanların solunum bölgesindeki havada bulunan kimyasal madde konsantrasyonunun aşılmaması gereken üst sınırını (CEILING),

e) Sağlık gözetimi: Çalışanların belirli bir kimyasal maddeye maruziyetleri ile ilgili olarak sağlık durumlarının belirlenmesi amacıyla yapılan değerlendirmeleri,

f) Solunum bölgesi: Merkezi, kişinin kulaklarını birleştiren çizginin orta noktası olan 30 cm yarıçaplı kürenin, başın ön kısmında kalan yarısını,

g) Tehlikeli kimyasal madde: Aşağıda yer alan alt bentlerde belirtilen;

1) 11/12/2013 tarihli ve 28848 mükerrer sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Maddelerin ve Karışımların Sınıflandırılması, Etiketlenmesi ve Ambalajlanması Hakkında Yönetmelikte sınıflandırılmış veya sınıflandırılmamış herhangi bir fiziksel madde ve/veya insan sağlığına zararlılık kriterlerini karşılayan kimyasal maddeleri,

2) Bir numaralı alt bentte yer alan kapsama girmemekle beraber kimyasal, fiziko-kimyasal veya toksikolojik özellikleri ve kullanılma veya işyerinde bulundurulma şekli nedeni ile çalışanların sağlık ve güvenliği yönünden risk oluşturabilecek ya da mesleki maruziyet sınır değeri belirlenmiş kimyasal maddeleri,

ifade eder.”

MADDE 3- Aynı Yönetmeliğin 6 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (b) ve (c) bentleri aşağıdaki şekilde değiştirilmiş ve aynı fıkraya aşağıdaki bent eklenmiştir.

“b) 23/6/2017 tarihli ve 30105 mükerrer sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Kimyasalların Kaydı, Değerlendirilmesi, İzni ve Kısıtlanması Hakkında Yönetmeliğe uygun olarak hazırlanan ve tedarikçilerden sağlanan Türkçe Güvenlik Bilgi Formu.

c) 27/1/2023 tarihli ve 32086 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan İş Hijyeni Ölçüm, Test ve Analizleri Hakkında Yönetmelik kapsamında yetkilendirilmiş bir laboratuvar tarafından tespit edilen maruziyetin türü, düzeyi ve süresi.”

“ğ) Bakım, onarım, kurulum, işletmeye alma, devre dışı bırakma gibi işlerde kimyasal madde maruziyeti nedeniyle meydana gelebilecek ve çalışanın sağlığını ve güvenliğini olumsuz etkileyebilecek durumları.”

MADDE 4- Aynı Yönetmeliğin 7 nci maddesinin birinci fıkrasının (j) bendinde yer alan “30/12/2006 tarihli ve 26392 4 üncü Mükerrer sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Muhtemel Patlayıcı Ortamda Kullanılan Teçhizat ve Koruyucu Sistemlerle İlgili Yönetmelik (94/9/AT)” ibaresi “30/6/2016 tarihli ve 29758 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Muhtemel Patlayıcı Ortamda Kullanılan Teçhizat ve Koruyucu Sistemler ile İlgili Yönetmelik (2014/34/AB)” şeklinde değiştirilmiş ve aynı fıkranın (m) bendi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

“m) İşyerlerinde, tehlikeli kimyasal maddelerin depolandığı tankların kullanımında TS EN 14197 ve TS EN ISO 21009 standart serilerine uyulur.”

MADDE 5- Aynı Yönetmeliğin 9 uncu maddesinin birinci fıkrasının (ç) bendi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

“ç) Kimyasalların Kaydı, Değerlendirilmesi, İzni ve Kısıtlanması Hakkında Yönetmeliğe uygun olarak hazırlanan ve tedarikçilerden sağlanan Türkçe Güvenlik Bilgi Formları hakkında bilgileri.”

MADDE 6- Aynı Yönetmeliğe 12 nci maddeden sonra gelmek üzere aşağıdaki maddeler eklenmiştir.

“Rehberler ve metotlar

MADDE 12/A- (1) İşverenlere; kimyasalların kullanımı, kişisel maruziyet seviyelerinin tespiti ve biyolojik maruziyet göstergeleri, sınır değerleri ve sağlık gözetimi konularında ilgili yükümlülükleri bakımından yardımcı olmak veya yol göstermek amacıyla rehberler ve metotlar hazırlanabilir. Rehberler, işyerinde çalışan sayısı ve işyerinin bulunduğu tehlike sınıfı göz önüne alınarak sektör, meslek veya yapılan işlere özgü olabilir.

(2) Kamu kurum ve kuruluşları, kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları, üniversiteler, işçi-işveren ve memur sendikaları ile kamu yararına çalışan sivil toplum kuruluşları rehber ve metot çalışmalarında bulunabilir. Bakanlıkça, bu Yönetmelik hükümlerine uygunluğu yönünden değerlendirilerek onaylanan taslaklar, Bakanlık tarafından rehber veya metot olarak yayımlanır.

Avrupa Birliği mevzuatına uyum

MADDE 12/B- (1) Bu Yönetmelik, işyerindeki kimyasal maddeler ile ilgili risklerden çalışanların sağlık ve güvenliğinin korunmasına ilişkin 7/4/1998 tarihli ve 98/24/EC sayılı Avrupa Parlamentosu ve Konsey Direktifi, gösterge niteliğindeki sınır değerlerin oluşturulması hakkında 29/5/1991 tarihli ve 1991/322/EEC sayılı Avrupa Parlamentosu ve Konsey Direktifi ile 8/6/2000 tarihli ve 2000/39/EC sayılı 98/24/EC sayılı Konsey Direktifinin uygulanmasında gösterge niteliğinde sınır değerlerin oluşumuna ilişkin birinci liste, 7/2/2006 tarihli ve 2006/15/EC sayılı 98/24/EC sayılı Konsey Direktifinin uygulanmasında gösterge niteliğinde sınır değerlerin oluşumuna ilişkin ikinci liste, 17/12/2009 tarihli ve 2009/161/EU sayılı 98/24/EC sayılı Konsey Direktifinin uygulanmasında gösterge niteliğinde sınır değerlerin oluşumuna ilişkin üçüncü liste, 31/1/2017 tarihli ve 2017/164/EU sayılı 98/24/EC sayılı Konsey Direktifinin uygulanmasında gösterge niteliğinde sınır değerlerin oluşumuna ilişkin dördüncü liste, 31/10/2019 tarihli ve 2019/1831/EU sayılı 98/24/EC sayılı Konsey Direktifinin uygulanmasında gösterge niteliğinde sınır değerlerin oluşumuna ilişkin beşinci liste, dikkate alınarak hazırlanmıştır.”

MADDE 7- Aynı Yönetmeliğin Ek-1’i ekteki şekilde değiştirilmiş ve Ek-4’ü yürürlükten kaldırılmıştır.

MADDE 8- Bu Yönetmelik yayımı tarihinde yürürlüğe girer.

MADDE 9- Bu Yönetmelik hükümlerini Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı yürütür."

13 Eylül 2023 Çarşamba

İş Sağlığı ve Güvenliğinde Ergonomi

Çalışanların sağlığı ve güvenliği, iş yerlerinin başarısını ve verimliliğini doğrudan etkileyen kritik bir faktördür. İşte bu noktada ergonomi, çalışanların işlerini daha rahat ve sağlıklı bir şekilde yapmalarına yardımcı olan önemli bir disiplindir. Bu makalede, iş sağlığı ve güvenliği alanında ergonomi kavramını ele alacak ve çalışma ortamlarında ergonomik prensiplerin nasıl uygulanabileceğini inceleyeceğiz.

Ergonomi Nedir?

Ergonomi, insanların fiziksel ve zihinsel ihtiyaçlarını iş ortamlarına uygun hale getirmek amacıyla tasarımı ve düzenlemeyi içeren bir bilim dalıdır. İş sağlığı ve güvenliği bağlamında ergonomi, çalışanların işlerini daha verimli bir şekilde yapmalarını, aynı zamanda iş sırasında ortaya çıkabilecek yaralanmaları ve rahatsızlıkları önlemeyi amaçlar.

IEA - Uluslararası Ergonomi Derneği ergonomi için aşağıdaki tanımı yapmaktadır:

 "Ergonomi (veya insan faktörleri), bir sistemin insan ve diğer öğeleri arasındaki etkileşimlerin anlaşılmasıyla ilgilenen bilimsel bir disiplindir ve insanın refahını ve genel sistem performansını optimize etmek için teori, prensipler, veriler ve yöntemler uygulayan meslektir."

Bu tanım, ergonomi kavramının temelini ve amacını açık bir şekilde ifade etmektedir. Ergonomi, insanların çeşitli sistemlerle etkileşimlerini anlama ve bu etkileşimleri iyileştirmek için bilim ve yöntemleri uygulama sürecini ifade eder. İş sağlığı ve güvenliği bağlamında bu tanım, iş ortamının insanların sağlığını ve genel sistem performansını en üst düzeye çıkarmak için nasıl tasarlanması gerektiğini vurgular.

Ergonomi ve İş Sağlığı İlişkisi

Daha İyi Fiziksel Sağlık: Ergonomik bir çalışma ortamı, çalışanların fiziksel sağlığını destekler. Doğru şekilde tasarlanmış bir ofis masası, doğru oturma pozisyonu ve bilgisayar ekranının göz seviyesine ayarlanması gibi faktörler, bel ve boyun ağrılarını azaltabilir.

Daha Yüksek Verimlilik: Ergonomik düzenlemeler, çalışanların işlerini daha hızlı ve daha verimli bir şekilde yapmalarına yardımcı olabilir. Bu da işyerinin genel verimliliğini artırır.

Yaralanma ve Rahatsızlık Azalması: Yanlış pozisyonlar, yüksek tekrarlı hareketler ve kötü ergonomik tasarıma sahip ekipmanlar, çalışanlarda yaralanmalara veya uzun süreli rahatsızlıklara yol açabilir. Ergonomik düzenlemeler bu riskleri azaltabilir.

Çalışan Memnuniyeti: Ergonomik bir çalışma ortamı, çalışanların memnuniyetini artırabilir. Bu da işyerindeki morale ve işten ayrılma oranlarına olumlu bir etki yapabilir.

Ergonomik olmayan çalışma koşullarında alınması gereken önlemler

Ergonomik olmayan çalışma koşullarında çalışanların sağlığı ve iş verimliliği risk altında olabilir. Bu nedenle, ergonomik olmayan çalışma koşullarında alınması gereken önlemler şunlar olabilir:

İşyeri Değerlendirmesi: İlk adım, mevcut çalışma koşullarını değerlendirmektir. İşyeri içindeki riskli alanları ve potansiyel ergonomi sorunlarını tespit etmek için bir değerlendirme yapılmalıdır.

Ergonomik Ekipmanlar: Ergonomik ekipmanların kullanılması, çalışanların rahat ve güvenli bir şekilde işlerini yapmalarına yardımcı olabilir. Örneğin, ergonomik ofis sandalyeleri, bilgisayar klavyeleri ve fareleri gibi ekipmanlar kullanılmalıdır.

Çalışma Yüzeyleri: Masalar, tezgahlar ve diğer çalışma yüzeyleri ergonomik olarak tasarlanmalıdır. Bu yüzeylerin yükseklikleri ve düzenlemeleri, çalışanların vücut pozisyonlarına uygun olmalıdır.

İş Pozisyonları: İş pozisyonları, çalışanların rahat ve doğru pozisyonlarda çalışmasını sağlamalıdır. Yanlış pozisyonlarda çalışma, uzun vadede kas ağrılarına, bel ve boyun ağrılarına neden olabilir.

Ara Verme ve Dinlenme: Çalışanlara düzenli ara verme ve dinlenme fırsatları sunulmalıdır. Özellikle monoton işlerde, düzenli mola vermek, çalışanların kas yorgunluğunu azaltabilir.

Eğitim ve Farkındalık: Çalışanlar, ergonomik ilkeler konusunda eğitilmelidir. Doğru çalışma pozisyonlarını nasıl sağlayacaklarını ve ergonomik olmayan koşullarda potansiyel riskleri nasıl tanıyacaklarını bilmeleri önemlidir.

İş Yükü Yönetimi: İş yükü, çalışanların kapasitesini aşmamalıdır. Aşırı iş yükü, hem fiziksel hem de zihinsel olarak stres yaratabilir ve performansı olumsuz etkileyebilir.

İşyeri Düzenlemesi: İşyeri düzeni, çalışma alanlarının düzenli ve temiz tutulmasını içermelidir. Engelleri ve potansiyel tehlikeleri ortadan kaldırmak için düzenli bakım yapılmalıdır.

Çalışan Geri Bildirimi: Çalışanların görüşleri ve geri bildirimleri dinlenmeli ve çalışma koşullarının iyileştirilmesi için önerileri değerlendirilmelidir.

Ergonomi Uzmanları ile İşbirliği: Büyük işyerleri, ergonomi uzmanlarından yardım alabilirler. Bu uzmanlar, işyeri koşullarını değerlendirebilir ve uygun düzeltmeleri önererek çalışanların sağlığını ve verimliliğini artırabilirler.

Ergonomik olmayan çalışma koşullarının düzeltilmesi, çalışanların sağlığını ve iş performansını olumlu bir şekilde etkileyebilir.

Ergonomi, iş sağlığı ve güvenliği konusunda vazgeçilmez bir bileşendir. Çalışanların sağlığı ve refahı, işyerlerinin başarısını ve verimliliğini doğrudan etkiler. Ergonomik ilkeleri anlamak ve uygulamak, çalışanların daha sağlıklı, daha mutlu ve daha verimli bir şekilde çalışmalarına yardımcı olabilir.

6 Eylül 2023 Çarşamba

İSG'de Önemli Süreler ve Sayılar | İşyeri Hekimi, İş Güvenliği Uzmanı, Eğitim ve Risk Değerlendirmesi

İş sağlığı ve güvenliği mevzuatında yer alan süreler, çalışan sayıları ve yenileme periyotlarının takip edilmesi hem yasal uyumun sağlanması hem de işveren yükümlülüklerinin zamanında yerine getirilmesi açısından büyük önem taşımaktadır.

Bu özet tabloda; işyeri hekimi ve iş güvenliği uzmanı görevlendirme kriterleri, çalışan başına aylık hizmet süreleri, temel iş sağlığı ve güvenliği eğitimleri, periyodik sağlık muayeneleri, risk değerlendirmesi yenileme süreleri, acil durum planı yenileme periyotları ve ilkyardımcı sayıları tehlike sınıflarına göre tek sayfada bir araya getirilmiştir.

Tablo, işverenler, iş güvenliği uzmanları, işyeri hekimleri, insan kaynakları birimleri ve İSG profesyonelleri için günlük uygulamalarda hızlı başvuru kaynağı olarak kullanılabilecek şekilde hazırlanmıştır.

İSG'de Önemli Süreler ve Sayılar | İşyeri Hekimi, İş Güvenliği Uzmanı, Eğitim ve Risk Değerlendirmesi

* “özel politika gerektiren grupta yer alanlardan çocuk, genç ve gebe çalışanlar için en geç altı ayda bir defa olmak üzere periyodik muayene tekrarlanır.”


İlgili Mevzuat:

1) İşyeri Hekimi ve Diğer Sağlık Personelinin Görev, Yetki, Sorumluluk ve Eğitimleri Hakkında Yönetmelik

2) İş Güvenliği Uzmanlarının Görev, Yetki, Sorumluluk ve Eğitimleri Hakkında Yönetmelik

3) Çalışanların İş Sağlığı ve Güvenliği Eğitimlerinin Usul ve Esasları Hakkında Yönetmelik

4) İş Sağlığı Ve Güvenliği Risk Değerlendirmesi Yönetmeliği

5) İşyerlerinde Acil Durumlar Hakkında Yönetmelik

6) İlkyardım Yönetmeliği

 

Çalışan Temsilcisi Sayısı:

http://www.guvenlikkulturu.com/2013/10/calsan-temsilcisi-nedir.html

Destek Elemanı Sayısı:

http://www.guvenlikkulturu.com/2013/11/destek-eleman-nedir.html

22 Ağustos 2023 Salı

Sıkıştırılmış ve Sıvılaştırılmış Gazlardan Kaynaklanan Soğuk Yanması

Soğuk yanması, düşük sıcaklıklara maruz kalan çalışanların vücutlarında oluşan hasarı tanımlayan bir terimdir. Bu tehlike sadece soğuk ortamlarda çalışanları etkilemekle kalmaz, aynı zamanda sıkıştırılmış ve sıvılaştırılmış gazların kullanıldığı endüstrilerde de ciddi tehlike oluşturabilir. Sıkıştırılmış ve sıvılaştırılmış gaz soğuk yanıklarının nedeni; sıkıştırılmış ve sıvılaştırılmış gazların termodinamik yasalara göre, yüksek basınçtan düşük basınca geçerken soğumalarıdır.

Sıkıştırılmış ve Sıvılaştırılmış Gazların Soğuk Yanması Üzerindeki Etkisi

Sıkıştırılmış ve sıvılaştırılmış gazlar, endüstriyel iş süreçlerinde sıkça kullanılır. Ancak bu gazların basınç altında saklanması veya sıvılaştırılması soğuk yanmasına neden olabilecek risk taşır. Özellikle gazların aniden serbest bırakılması veya sızıntıları, çevresel sıcaklığı düşürebilir ve bu da çalışanların soğuk yanmasına neden olabilir.

Termodinamik İlkelerin Rolü

Termodinamik yasaları, gazların sıkıştırılması veya sıvılaştırılması sırasında ortaya çıkan sıcaklık değişikliklerini açıklar. Gazlar sıkıştırıldığında veya sıvılaştırıldığında enerji dönüşümü gerçekleşir. Bu dönüşüm sırasında gazlar çevrelerinden enerji alabilir ve çevre sıcaklığını düşürebilir. Eğer gazlar aniden serbest bırakılırsa veya sızıntı meydana gelirse, bu enerji dönüşümü hızla gerçekleşebilir ve çevrede soğuk alanlar oluşabilir.

Sıkıştırılmış ve Sıvılaştırılmış Gazlarla Çalışırken Alınması Gereken Önlemler

1.İyi Havalandırma: Sıkıştırılmış ve sıvılaştırılmış gazların kullanıldığı alanlarda iyi bir havalandırma sağlanmalıdır.

2.Koruyucu Giysiler: Çalışanlar, gaz sızıntılarına karşı koruyucu giysiler giymelidir. Bu giysiler, gazın cilde temasını engelleyebilir.

3.Eğitim ve Farkındalık: Çalışanlar, sıkıştırılmış ve sıvılaştırılmış gazların potansiyel tehlikeleri hakkında eğitilmeli ve farkındalık kazanmalıdır.

4.Gaz Sızıntı Dedektörleri: İş yerlerinde gaz sızıntılarını tespit etmek için gaz sızıntı dedektörleri kullanılmalıdır. Bu cihazlar, olası tehlikeleri erken aşamada belirlemeye yardımcı olabilir.

5.Acil Durum Planları: İş yerlerinde gaz sızıntılarına karşı acil durum planları hazırlanmalı ve çalışanlar bu planlar hakkında bilgilendirilmelidir.

Not: Soğuk Tehlikesi yazmak daha uygun olmasına karşın, 
soğuk yanığı farkındalığı oluşturmak için "Soğuk Yanığı" ifadesi seçildi.

1 Haziran 2023 Perşembe

Acil Durum Tahliye Planı neleri içermeli?

Acil durum tahliye planı, işyerinde meydana gelebilecek yangın, patlama, kimyasal yayılım, deprem ve benzeri acil durumlarda çalışanların ve ziyaretçilerin güvenli şekilde tahliye edilmesine yönelik düzenlemeleri içerir. Planın görsel bölümünü oluşturan acil durum krokisi veya diğer adıyla acil durum tahliye krokisi, kaçış yollarını ve acil durum ekipmanlarının yerlerini işyeri yerleşimi üzerinde gösterir.

Kısaca: Acil durum planı, acil durumda ne yapılacağını ve kimlerin görevli olduğunu açıklayan ana dokümandır. Acil durum tahliye krokisi ise kişilerin nereden ve hangi yönde çıkacağını görsel olarak gösterir.

Acil Durum Tahliye Planı Nedir?

Acil durum tahliye planı; işyerinde bulunan kişilerin tehlikeli bölgeden güvenli bir alana nasıl ulaşacağını, kullanılacak kaçış yollarını, acil çıkışları, toplanma yerlerini ve acil durum sırasında görev alacak çalışanları belirleyen düzenlemedir.

Tahliye planının işyerinde kolay anlaşılabilmesi için kaçış yolları, acil çıkışlar, toplanma yerleri ve gerekli diğer bilgiler bir kroki üzerinde gösterilir. Bu görsel doküman uygulamada hem acil durum krokisi hem de acil durum tahliye krokisi olarak adlandırılmaktadır.

Acil durum tahliye planında kaçış yolu, acil çıkış, yangın söndürücü, ilk yardım, alarm ve toplanma noktası.

Acil Durum Tahliye Planı Neleri İçermelidir?

İşyerlerinde Acil Durumlar Hakkında Yönetmelik kapsamında tahliye planı, işyerinin tamamını veya ilgili bölümlerini gösterecek şekilde aşağıdaki unsurları içermelidir:

  1. Acil durum ekipmanlarının bulunduğu yerler: Yangın söndürme amacıyla kullanılacak ekipmanlar dâhil olmak üzere acil durum ekipmanlarının konumları gösterilmelidir.
  2. İlkyardım malzemelerinin bulunduğu yerler: İlkyardım dolapları, ilkyardım çantaları ve varsa sağlık birimi gibi noktalar belirtilmelidir.
  3. Kaçış yolları, toplanma yerleri ve uyarı sistemleri: Kaçış güzergâhları, acil çıkışlar, toplanma yerleri ve bulunması hâlinde uyarı sistemleri kroki üzerinde gösterilmelidir.
  4. Görevlendirilen çalışanların bilgileri: Acil durumlarda görev yapacak çalışanlar ile varsa yedeklerinin adı, soyadı, unvanı, sorumluluk alanı ve iletişim bilgileri belirtilmelidir.
  5. Acil durum iletişim numaraları: Acil durumlarla ilgili ulusal ve yerel kurum ve kuruluşların güncel irtibat numaraları yer almalıdır.
İşyerinin riskleri, fiziki özellikleri ve belirlenen acil durum senaryolarına göre krokide aşağıdaki ilave bilgiler de gösterilebilir:
  • Özel risklerin bulunduğu bölümler: Kimyasal yayılım, parlama, patlama ve benzeri özel tehlikeleri barındıran alanlar gösterilmelidir.
  • Enerji kesme noktaları: Elektrik ve gaz akışının kesilebileceği anahtarlar, panolar, vanalar ve diğer kesme noktaları belirtilmelidir.
Önemli: Tahliye planı yalnızca bir liste veya metin olarak hazırlanmamalıdır. Kaçış yolları, toplanma yerleri ve acil durum ekipmanları, işyerinin gerçek yerleşimini yansıtan anlaşılır bir kroki üzerinde gösterilmelidir.

Acil Durum Krokisi ile Acil Durum Tahliye Krokisi Arasında Fark Var mı?

Acil durum krokisi ve acil durum tahliye krokisi ifadeleri uygulamada çoğunlukla aynı görsel doküman için kullanılmaktadır. Bununla birlikte, iki ifade arasında vurgu bakımından küçük bir fark bulunur.

  • Acil durum krokisi daha genel bir ifadedir. Kaçış yollarının yanında yangın ekipmanları, ilkyardım malzemeleri, enerji kesme noktaları ve özel riskli alanları da kapsar.
  • Acil durum tahliye krokisi ise özellikle acil çıkışlara, kaçış yönlerine ve toplanma alanına vurgu yapar.

Uygulamada bütün bu bilgilerin tek bir kroki üzerinde gösterilmesi mümkündür. Bu nedenle her iki adlandırma için ayrı ayrı iki kroki hazırlanması genellikle gerekmez.

Kapsayıcı Başlık Önerisi: “Acil Durum Krokisi (Acil Durum Tahliye Krokisi)” ifadesi, iki terimi de kapsar ve dokümanın amacını ziyaretçiye açık biçimde anlatır.

Acil Durum Krokisinde Neler Gösterilir?

İşyerinin fiziki yapısına, faaliyetlerine ve mevcut güvenlik donanımlarına göre acil durum tahliye krokisinde aşağıdaki unsurlar gösterilebilir:

  • “Buradasınız” konumu,
  • Kaçış yolları ve tahliye yönleri,
  • Acil çıkış kapıları,
  • Kaçış merdivenleri,
  • Toplanma alanları,
  • Yangın söndürme cihazları,
  • Yangın dolapları,
  • Yangın alarm butonları ve uyarı sistemleri,
  • İlkyardım malzemeleri,
  • Elektrik panoları ve enerji kesme noktaları,
  • Doğalgaz veya LPG ana kesme vanaları,
  • Kimyasal maddelerin bulunduğu alanlar,
  • Parlama veya patlama riski bulunan bölümler,
  • Acil durum açısından önem taşıyan diğer teknik noktalar.

Her sembolün her işyerinde bulunması gerekmez. Acil durum krokisi, işyerinde gerçekten bulunan ekipmanlar, tesisatlar, çıkışlar ve riskli alanlar esas alınarak hazırlanmalıdır.

Acil Durum Krokisi Hazırlanırken Nelere Dikkat Edilmelidir?

  • Kroki, işyerinin güncel fiziki yerleşimini yansıtmalıdır.
  • Kaçış yolları açık ve kolay anlaşılır şekilde gösterilmelidir.
  • Acil çıkışlar ve toplanma alanları belirgin olmalıdır.
  • “Buradasınız” işareti, krokinin asıldığı konuma göre yerleştirilmelidir.
  • Kullanılan semboller anlaşılır ve birbiriyle uyumlu olmalıdır.
  • Büyük veya birden fazla bölümden oluşan işyerlerinde gerekli alanlar için ayrı krokiler hazırlanmalıdır.
  • Krokiler çalışanların ve ziyaretçilerin kolayca görebileceği uygun noktalara yerleştirilmelidir.
  • İşyeri yerleşimi, kaçış yolları veya acil durum ekipmanları değiştiğinde kroki güncellenmelidir.
  • Hazırlanan planın uygulanabilirliği acil durum tatbikatlarında kontrol edilmelidir.

Acil Durum Planı ile Tahliye Krokisi Aynı Şey midir?

Hayır. Acil durum planı; işyerinde meydana gelebilecek acil durumları, önleyici tedbirleri, müdahale yöntemlerini, görevlendirilen çalışanları, tahliye düzenlemelerini ve iletişim bilgilerini kapsayan ana dokümandır.

Acil durum tahliye krokisi ise kaçış yollarını, acil çıkışları, toplanma alanlarını ve acil durum ekipmanlarını işyeri yerleşimi üzerinde gösteren görsel dokümandır. Dolayısıyla tahliye krokisi, acil durum planının uygulamaya yönelik görsel unsurlarından biridir.

Sık Sorulan Sorular

Acil durum krokisi zorunlu mudur?

İşyerlerinde Acil Durumlar Hakkında Yönetmelik kapsamında kaçış yolları, toplanma yerleri ve bulunması hâlinde uyarı sistemlerinin yer aldığı kroki, tahliye planında bulunması gereken unsurlardan biridir.

Acil durum krokisi nereye asılmalıdır?

Acil durum krokileri çalışanların ve ziyaretçilerin kolayca görebileceği, erişilebilir ve uygun noktalara yerleştirilmelidir. Büyük veya birden fazla bölümden oluşan işyerlerinde farklı alanlar için ayrı krokiler hazırlanabilir.

Tahliye krokisinde toplanma alanı gösterilmeli midir?

Evet. Acil durum sonrasında çalışanların ve diğer kişilerin güvenli şekilde bir araya geleceği toplanma alanı, tahliye planında ve ilgili krokilerde açıkça gösterilmelidir.

Acil durum krokisi ne zaman güncellenmelidir?

İşyerinin yerleşiminde, kaçış yollarında, acil çıkışlarında, yangın ekipmanlarında, enerji kesme noktalarında veya özel riskli alanlarında değişiklik olduğunda kroki kontrol edilmeli ve gerekiyorsa güncellenmelidir.

Not: Acil durum planı ve tahliye krokisi hazırlanırken işyerinin fiziki yapısı, yürütülen faaliyetler, çalışan sayısı, mevcut ekipmanlar, özel riskler ve yürürlükteki mevzuat hükümleri birlikte değerlendirilmelidir.

Her Acil Durumda Aynı Toplanma Alanına mı Gidilir?

Hayır. Acil durumlarda uygulanacak hareket biçimi, olayın türüne ve tehlikenin kaynağına göre belirlenmelidir. Yangın gibi bina içinden kaynaklanan bir tehlikede çalışanların güvenli kaçış yollarını kullanarak bina dışındaki toplanma alanına ulaşması gerekirken, dış ortamdan kaynaklanan bazı tehlikelerde binayı terk etmek daha büyük risk oluşturabilir.

Yangında dış toplanma alanına tahliye ile KBRN tehlikesinde sığınağa yönelmeyi karşılaştıran görsel

Önemli: Acil durum tahliye krokisi yalnızca yangın çıkışlarını gösteren standart bir çizim olarak değerlendirilmemelidir. İşyerinde belirlenen acil durum senaryolarına göre dış tahliye, güvenli bölgede bekleme veya bina içinde sığınma yöntemleri ayrıca planlanmalıdır.

Senaryoya Göre Güvenli Alan Değişebilir

  • Yangın: Güvenli kaçış yolları kullanılarak bina dışındaki toplanma alanına gidilir.
  • Deprem: Sarsıntı sırasında tahliye yapılmaz. Sarsıntı sona erdikten sonra bina ve çevre koşulları değerlendirilerek güvenli toplanma alanına geçilir.
  • Kimyasal sızıntı: Maddenin özelliği, sızıntının kaynağı ve rüzgâr yönüne göre kontrollü tahliye veya kapalı alanda sığınma uygulanabilir.
  • Dış kaynaklı zehirli gaz: Dışarı çıkmak yerine kapı ve pencerelerin kapatıldığı, uygun havalandırma tedbirlerinin alındığı güvenli bir iç alanda beklemek gerekebilir.
  • KBRN olayı: Kimyasal, biyolojik, radyolojik veya nükleer tehlikenin türüne göre belirlenmiş sığınak ya da sığınma alanına yönlendirme yapılabilir.
  • Şiddet veya silahlı saldırı: Olayın konumuna göre kontrollü tahliye, güvenli odaya geçme veya bulunduğu yerde korunma yöntemi uygulanabilir.

Bir İşyerinde Birden Fazla Tahliye veya Sığınma Krokisi Hazırlanabilir mi?

Evet. İşyerinin büyüklüğü, kat sayısı, bölümleri, çalışanların bulunduğu alanlar ve belirlenen acil durum senaryoları dikkate alınarak birden fazla kroki hazırlanabilir.

Uygulamada aşağıdaki çalışmalar ayrı ayrı veya birbirini tamamlayacak şekilde düzenlenebilir:

  • Kat bazlı acil durum tahliye krokisi,
  • Bölüm veya çalışma alanı bazlı tahliye krokisi,
  • Genel yerleşim ve dış toplanma alanı krokisi,
  • Oda bazlı tahliye krokisi,
  • Sığınak veya bina içi güvenli alana yönlendirme krokisi,
  • Özel riskli bölümlere göre hazırlanmış müdahale ve yönlendirme krokisi.
Kroki sayısı nasıl belirlenir? Gerekli kroki sayısı yalnızca kat sayısına göre değil; işyerinin bölümleri, kaçış alternatifleri, krokilerin asılacağı noktalar ve acil durum senaryoları birlikte değerlendirilerek belirlenir. Aynı katın farklı noktalarına asılan krokilerde “Şu An Buradasınız” konumu ve yönlendirme güzergâhı farklı olabilir.

Tahliye ve Sığınma Yolları Nasıl Gösterilmelidir?

Aynı çizim üzerinde hem dış tahliye hem de sığınma yönlendirmesi bulunuyorsa güzergâhların birbirine karışmayacak biçimde renk, sembol ve açıklamalarla ayrılması gerekir. Çalışanların hangi alarm veya olayda hangi yolu izleyeceği acil durum planında açıklanmalı ve eğitimlerle desteklenmelidir.

Krokide gösterilen sığınak veya güvenli alan, yalnızca ismen belirlenmemeli; ilgili tehlikeye karşı uygunluğu, kapasitesi, ulaşım yolu, havalandırma koşulları ve kullanılabilirliği ayrıca değerlendirilmelidir.

İşyerinize Özel Acil Durum Krokisi

İşyerinizin mimari planı veya mevcut yerleşim krokisi üzerinden; kaçış yolları, acil çıkışlar, toplanma alanları, yangın ekipmanları ve gerekli diğer güvenlik bilgilerini içeren işyerine özel acil durum tahliye krokisi hazırlanabilir.

Acil Durum Krokisi Çalışmasını İnceleyin


30 Mayıs 2023 Salı

İşe Özgü ve İlave İSG Eğitim Konuları

İşe özgü İSG eğitim konuları hazır bir listeden rastgele seçilmez. Çalışanın görevi, iş ekipmanı, çalışma alanı, risk değerlendirmesi, acil durum planı ve varsa patlamadan korunma dokümanı birlikte incelenerek belirlenir. Aynı işyerinde çalışan elektrikçi, depo görevlisi ve ofis çalışanının ihtiyaç duyduğu eğitim içeriği aynı değildir.

Risk değerlendirmesine göre işe özgü İSG eğitimleri
2026 yönetmeliğinin önemli ayrımı: Ek-1'in dördüncü başlığındaki işe ve işyerine özgü konular, temel eğitimin zorunlu parçasıdır. Bunların ötesinde programa yeni konular eklenirse, temel eğitimin asgari süresi de eklenen konuların kapsamına göre makul ölçüde artırılmalıdır.

İşe Özgü Konu ile İlave Konu Aynı Şey midir?

KavramAnlamıEğitim süresine etkisi
Ek-1 dördüncü başlıkRisk değerlendirmesine ve işyeri dokümanlarına dayalı işe/işyerine özgü risklerdir. Temel eğitimin zorunlu bölümüdür.İlk temel eğitim içinde az tehlikelide en az 2, tehlikelide en az 3, çok tehlikelide en az 4 ders saati ayrılır.
İlave temel eğitim konusuEk-1'deki asgari içerik dışında, ihtiyaç analizi sonucunda temel eğitim programına eklenen konudur.Asgari temel eğitim süresi, konunun kapsam ve niteliğine göre makul ölçüde artırılır.
Ayrı mevzuata dayalı özel eğitimBelirli iş, ekipman veya göreve ilişkin başka mevzuatın aradığı eğitim ya da yeterliliktir.Temel eğitimde konudan söz edilmesi, özel eğitim veya belge yükümlülüğünü kendiliğinden karşılamaz.

Ek-1'in bütün asgari başlıklarını görmek için Çalışanlara Verilecek İSG Eğitim Konuları yazısını inceleyebilirsiniz.

İlave İSG Eğitim Konuları Nasıl Belirlenir?

  1. Görevi tanımlayın: Çalışanın unvanından çok, fiilen yaptığı işi ve kullandığı ekipmanı esas alın.
  2. Risk kaynaklarını çıkarın: Risk değerlendirmesi, saha gözlemleri, ramak kala kayıtları, kazalar, meslek hastalığı şüpheleri ve acil durum senaryolarını inceleyin.
  3. Çalışan grubunu belirleyin: Konuyu tüm çalışanlara değil, maruz kalan veya görevi bulunan gruba verin.
  4. Hedefi yazın: Eğitim sonunda çalışanın hangi tehlikeyi tanıyacağı ve hangi güvenli davranışı uygulayacağı ölçülebilir biçimde tanımlansın.
  5. Yöntem ve eğiticiyi seçin: Uygulama gerektiren konuları sahada gösterin; eğiticinin uzmanlık alanının konuya uygun olmasını sağlayın.
  6. Süreyi ve kaydı güncelleyin: Yıllık eğitim programına konu, hedef grup, süre, yöntem ve eğiticiyi ekleyin; katılım ve değerlendirme kayıtlarını saklayın.

İşe Özgü ve İlave İSG Eğitim Konusu Örnekleri

Aşağıdaki başlıklar örnektir. Bir konu yalnızca işyerinde ilgili risk ve çalışan grubu varsa programa alınmalıdır.

1. Enerji kontrolü ve elektrik güvenliği

  • EKED/LOTO/LOTOTO: enerjiyi kesme, kilitleme, etiketleme ve enerjisizliği doğrulama,
  • Elektrik, hidrolik, pnömatik, mekanik ve termal artık enerjilerin güvenli boşaltılması,
  • Yetkisiz müdahalenin önlenmesi ve bakım öncesi güvenli izolasyon,
  • Topraklama, kaçak akım koruması ve TN/TT/IT sistemleri yalnızca ilgili teknik personel için,
  • Akü, batarya enerji depolama sistemleri ve şarj alanlarında güvenli çalışma.

2. İş izin sistemi ve yüksek riskli çalışmalar

  • Sıcak çalışma izni,
  • Yüksekte çalışma ve düşmeye karşı koruma planı,
  • Kapalı alana giriş ve kurtarma düzeni,
  • Kazı, kaldırma operasyonu ve elektrik çalışma izinleri,
  • Eş zamanlı çalışmaların ve alt işveren faaliyetlerinin koordinasyonu,
  • İşi durdurma yetkisi ve güvenli yeniden başlatma.

3. Makine, ekipman ve saha trafiği

  • Makine koruyucuları, emniyet tertibatları ve beklenmeyen çalışmanın önlenmesi,
  • Forklift, mobil iş ekipmanı ve yaya yollarının ayrılması,
  • Vinç ve kaldırma operasyonlarında sapancı, işaretçi ve operatör iletişimi,
  • İskele, merdiven, yükseltilebilir iş platformu ve düşmeye karşı koruyucu ekipman seçimi,
  • İş ekipmanlarının bakım ve periyodik kontrol kavramları, kontrol etiketi ve uygunsuzluk bildirimi,
  • Robotlu veya otomasyonlu alanlara güvenli giriş.

4. Kimyasal maddeler ve patlayıcı ortamlar

  • Güvenlik bilgi formu, kimyasal etiketler ve uyumsuz kimyasalların ayrılması,
  • Dökülme-sızıntı müdahalesi ve acil duş/göz duşu kullanımı,
  • ATEX, patlayıcı ortam bölgeleri ve ex-proof ekipman farkındalığı,
  • Gaz ölçümü, ortam izleme ve alarm seviyeleri,
  • Kanserojen, mutajen veya üreme için toksik maddelerle güvenli çalışma,
  • Tehlikeli madde taşımacılığı kuralları (ADR, RID, ADN, IMDG veya IATA) yalnızca ilgili görev ve taşıma türü için.

5. Acil durumlar ve çevresel tehlikeler

  • İşyerine özgü alarm, tahliye, toplanma ve yoklama düzeni,
  • Yangın türleri, ilk müdahalenin sınırları ve güvenli kaçış,
  • Deprem, sel, aşırı hava olayları ve enerji kesintileri,
  • Kimyasal sızıntı, gaz kaçağı veya ilgili işyerlerinde KBRN senaryoları,
  • Engelli veya tahliyede desteğe ihtiyaç duyan çalışanların tahliyesi,
  • Acil durum ekiplerinin görev sınırları ve dış yardım birimleriyle iletişim.

6. Organizasyon ve güvenlik kültürü

  • Ramak kala, tehlikeli durum ve uygunsuzluk bildirimi,
  • Değişiklik yönetimi: yeni ekipman, proses veya kimyasal devreye alma,
  • Vardiya teslimi ve kritik işlerde etkili iletişim,
  • Yorgunluk, dikkat dağınıklığı ve cep telefonu kullanımının riskleri,
  • Psikososyal riskler, işyeri şiddeti ve acil iletişim yolları,
  • Ziyaretçi, taşeron ve tedarikçi saha kuralları.

Kısa Bir Örnek Eğitim Planı

Çalışan grubuBelirlenen riskUygun eğitim başlığıÖnerilen yöntem
Bakım ekibiBeklenmeyen enerji verilmesiLOTO ve artık enerji kontrolüYüz yüze anlatım + sahada uygulama
Depo çalışanıForklift-yaya çarpışmasıSaha trafik planı ve kör noktalarAlan turu + senaryo çalışması
KaynakçıYangın ve patlamaSıcak çalışma izni ve yangın gözcüsüYüz yüze + iş izin formu uygulaması
Laboratuvar çalışanıKimyasal sıçramaSDS, dökülme müdahalesi ve göz duşuGösterim + uygulama
Ofis çalışanıKas-iskelet yükü ve yangınEkranlı çalışma, ergonomi ve tahliyeUzaktan veya yüz yüze

Sık Yapılan Hatalar

  • Her çalışana aynı listeyi vermek: Eğitim, göreve ve maruziyete göre hedeflenmelidir.
  • Çok teknik ayrıntıyı ilgisiz gruba anlatmak: TN/TT/IT gibi konular genel çalışan kitlesi yerine ilgili teknik personele yöneltilmelidir.
  • Sunumda başlığın geçmesini yeterli saymak: Uygulamalı işlerde güvenli davranış sahada gösterilmeli ve ölçülmelidir.
  • Ek konuları mevcut süreye sıkıştırmak: Ek-1 dışındaki konular eklendiğinde eğitim süresi makul ölçüde artırılmalıdır.
  • Özel yeterlilikleri temel eğitimle karıştırmak: Operatörlük, mesleki eğitim veya MYK belgesi gereken bir işi yalnızca temel İSG eğitimiyle yaptırmak yeterli değildir.
Pratik sonuç: İyi bir eğitim programı “hangi konuları anlatalım?” sorusundan önce “hangi çalışan, hangi işi yaparken, hangi riske maruz kalıyor ve eğitim sonunda neyi farklı yapmalı?” sorusunu cevaplar.

Resmî Kaynaklar

Bu liste örnek ve bilgilendirme amaçlıdır. Eğitim programı, işyerinin güncel risk değerlendirmesi ve çalışanların fiilen yaptığı işler esas alınarak hazırlanmalıdır.

16 Kasım 2020 Pazartesi

Acil Durum Planı Neden Hazırlanır? İşyerleri İçin Önemi

İşyerlerinde yangın, patlama, deprem, tehlikeli madde yayılımı veya benzeri bir acil durum meydana geldiğinde doğru kararların çok kısa sürede alınması gerekir. Acil durum planı, böyle bir olay karşısında kimlerin ne yapacağını, çalışanların nasıl korunacağını ve müdahale ile tahliyenin nasıl yürütüleceğini önceden belirlemek amacıyla hazırlanır.

Kısaca: Acil durum planı; can kaybını önlemek, olayın etkilerini sınırlandırmak, çalışanların güvenli biçimde tahliye edilmesini sağlamak ve müdahale sürecindeki görev karmaşasını azaltmak için hazırlanır.

Acil Durum Planı Nedir?

Acil durum planı, işyerinde meydana gelebilecek acil durumlarda uygulanacak iş ve işlemler ile müdahaleye yönelik eylemlerin yer aldığı yazılı plandır. Uygulamada “acil durum eylem planı” ifadesi de kullanılmakla birlikte, mevzuatta esas alınan terim acil durum planıdır.

Plan yalnızca yangın sırasında binanın nasıl boşaltılacağını gösteren bir belge değildir. Acil durumların belirlenmesinden önleyici tedbirlere, ekiplerin görevlendirilmesinden haberleşme ve tahliye yöntemlerine kadar bütün hazırlık sürecini kapsar.

Acil Durum Planı Neden Hazırlanır?

İşyerine özel bir acil durum planı hazırlanmasının temel amaçları şunlardır:

  • Çalışanların, ziyaretçilerin ve işyerinde bulunan diğer kişilerin can güvenliğini korumak,
  • Muhtemel acil durumları önceden belirlemek,
  • Acil durumların oluşmasını önleyici ve etkilerini sınırlandırıcı tedbirleri planlamak,
  • Uyarı, haberleşme, müdahale, ilk yardım ve tahliye yöntemlerini belirlemek,
  • Söndürme, kurtarma, koruma ve ilk yardım ekiplerinin görevlerini açıklamak,
  • Tahliye sonrasında çalışanların sayım ve kontrolünü sağlamak,
  • İtfaiye, sağlık kuruluşları ve diğer ilgili kurumlarla kurulacak iletişimi planlamak,
  • Panik, iletişim kopukluğu ve görev karmaşasını azaltmak,
  • İşyerindeki maddi hasarı ve çevresel etkileri mümkün olduğunca sınırlandırmak.

Acil Durum Planı Hazırlamak Yasal Bir Zorunluluk mudur?

Evet. 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu kapsamında işveren; çalışma ortamını, kullanılan maddeleri, iş ekipmanlarını ve çevre şartlarını dikkate alarak meydana gelebilecek acil durumları önceden değerlendirmekle yükümlüdür.

İşveren ayrıca acil durumların olumsuz etkilerinden korunmak için gerekli tedbirleri almak, acil durum planını hazırlamak, yeterli sayıda eğitimli çalışan görevlendirmek ve tatbikatların yapılmasını sağlamak zorundadır.

Önemli: Acil durum planı hazırlama yükümlülüğü yalnızca çok tehlikeli veya büyük işletmeler için değildir. İşyerlerinde Acil Durumlar Hakkında Yönetmelik, 6331 sayılı Kanun kapsamındaki işyerlerini kapsar. Planın ayrıntıları ise işyerinin faaliyetlerine, büyüklüğüne, çalışan sayısına ve özel tehlikelerine göre belirlenir.

Hangi Acil Durumlar Değerlendirilmelidir?

Her işyerinin acil durumları kendi risk değerlendirmesi ve çevre koşulları dikkate alınarak belirlenmelidir. İşyerinin özelliğine göre aşağıdaki olaylar değerlendirilebilir:

  • Yangın ve patlama,
  • Tehlikeli kimyasal madde yayılımı veya sızıntısı,
  • Biyolojik, radyoaktif veya nükleer maddelerden kaynaklanan tehlikeler,
  • Zehirlenme ve salgın hastalık,
  • Deprem, sel, fırtına, heyelan ve diğer doğal afetler,
  • Sabotaj ve güvenlik tehditleri,
  • İlk yardım veya acil tahliye gerektiren diğer olaylar.

İşyerinin yakın çevresindeki tesislerden veya faaliyetlerden kaynaklanabilecek tehlikeler de acil durum planlamasında göz önünde bulundurulmalıdır.

Acil Durum Planı ile Tahliye Planı Aynı Şey midir?

Hayır. Acil durum planı, işyerindeki acil durum yönetiminin tamamını kapsayan ana dokümandır. Tahliye planı veya acil durum tahliye krokisi ise bu planın görsel unsurlarından biridir.

Tahliye planında kaçış yolları, acil çıkışlar, toplanma yerleri, yangınla mücadele ekipmanları, ilk yardım malzemeleri ve gerekli teknik noktalar gösterilir. Bu nedenle yalnızca bir tahliye krokisinin hazırlanmış olması, tek başına acil durum planının hazırlandığı anlamına gelmez.

İlgili içerik: Planın dokümantasyonu ve tahliye planında bulunması gereken bilgiler için Acil Durum Planı ve Tahliye Planı Neleri İçermeli? başlıklı yayını inceleyebilirsiniz.

Planın Uygulanabilir Olması Neden Önemlidir?

Acil durum planının yalnızca dosyada bulunması yeterli değildir. Çalışanlar plan hakkında bilgilendirilmeli, görevlendirilen ekipler gerekli eğitimi almalı ve plan tatbikatlarla sınanmalıdır. Tatbikatta görülen eksiklikler kayıt altına alınarak gerekli düzeltmeler yapılmalıdır.

Plan; işyerinde veya yakın çevresinde yeni bir acil durum oluşturabilecek değişiklik meydana geldiğinde tamamen ya da kısmen yenilenir. Bunun dışında planlar tehlike sınıfına göre;

  • Çok tehlikeli işyerlerinde en geç iki yılda bir,
  • Tehlikeli işyerlerinde en geç dört yılda bir,
  • Az tehlikeli işyerlerinde en geç altı yılda bir

gözden geçirilerek yenilenmelidir.

Sonuç

Acil durum planı, yalnızca mevzuat gereği hazırlanıp dosyalanacak bir belge değildir. İşyerindeki muhtemel tehlikeleri önceden değerlendiren, çalışanların görevlerini belirleyen ve olay anında hızlı, düzenli ve güvenli hareket edilmesini sağlayan temel bir hazırlık aracıdır.

İşyerine özel, anlaşılır ve uygulanabilir bir plan; acil durumun krize dönüşmesini önlemeye, can güvenliğini korumaya ve müdahale sürecini etkin şekilde yönetmeye yardımcı olur.

Acil durum krokisi hakkında: İşyerine özel hazırlanan tahliye planları, kaçış yollarının ve acil durum ekipmanlarının kolay anlaşılmasını sağlar. Acil Durum Krokisi hizmet sayfasını inceleyebilirsiniz.

Mevzuat kaynakları:
6331 Sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu
İşyerlerinde Acil Durumlar Hakkında Yönetmelik